TCK’nın 85/1, 22/3,62,53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılanlar vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılanlar vekilinin 05.11.2015 tarihinde hükmü temyiz etmesinden sonra, katılan asiller ... ve ...'nın 01.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile "sanık hakkındaki şikayetten ve katılmadan vazgeçme dilekçesi” sunduklarının anlaşılması karşısında katılma kararının hükümsüz kaldığı, katılanlar ... ve ...'nın katılan sıfatını kaybetmesi nedeniyle vekillerinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, hükme yönelik temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Olay tarihinde yerleşim yerinde,gündüz vakti saat 17: 25 sıralarında, sanık, idaresindeki otomobil ile kazadan 1 saat 20 dakika sonra yapılan ölçüme göre 104 promil alkolü olarak iki yönlü yolda seyir halindeyken kasisten geçtiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafından kaldırım üzerinden cezaevi duvarına çarpması sonucu sanığın aracında bulunan yolcunun öldüğü, kazadan kısa süre önce aynı yol üzerinde yapılan radar uygulaması sırasında sanığın hızının 144 km olduğu tespit edildiği anlaşılmakla; TCK'nın 22/3. maddesinde bilinçli taksir halinde cezanın üçte birden yarısına kadar attırılacağı belirtilmiş olup, kaza anında 120 promil civarında alkollü olan ve mahal şartlarının iki katı kadar hız aşımında bulunan sanık hakkında temel ceza tayin edildikten sonra bilinçli taksir uygulandığı sırada, 1/3 oranında artırım yapılarak eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Hükümden sonra, katılanlar vekilinin şikayetten vazgeçtiği anlaşılmakla, CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararı hükümsüz kalan katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükümde yargılama giderlerinden önce yer alan vekalet ücretine ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.