Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.10.2019 tarih ve 2018/1286 E. - 2019/1110 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.01.2020 tarih ve 2019/2675 E. - 2020/44 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın Aydın Şubesi ile davalı ... Demir San. Tic. Tur. Yatırımları İşl. A.Ş. arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca davalıya kredi kullandırıldığını, davalının ödemesi gereken borç bakiyesini ödemediğini, kredi hesabı kat edilerek asıl borçlu davalı şirkete keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili için ilamsız haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflarca imza altına alınan kredi sözleşmesi hükümleri gereği uyuşmazlıklarda yetkili icra dairesi ve yetkili mahkemelerin Denizli ilinde bulunan icra dairesi ve mahkemeleri olduğunu, HMK’ya göre imzalanan yetki sözleşmesi dikkate alındığında borçlunun yetki itirazının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile Denizli 2. İcra Müdürlüğünün 2018/4071 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili beyanında, dava dilekçesinde yetki sözleşmesinin yapıldığınının belirtildiğini ancak yetki itirazlarını sürdürdüklerini, şirketin bankaya olan borcunun 20.08.2018 tarihinde Kredi Garanti Fonu tarafından bankaya ödendiğini belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davalının davacı banka ile yapılan sözleşmede yetki şartı bulunmadığından icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, davacı tarafça başlatılan ilamsız icra takibinin genel yetki kuralları çerçevesinde borçlunun ikametgahı olan icra dairesinde, sözleşmenin ifa edileceği yerde veya işlemleri yapan banka şubesinin bulunduğu yerde olması gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede itirazın iptali davasına konu takibin açıldğı Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, dava ve takip konusu genel kredi sözleşmesinin imzalandığı banka şubesinin ikametgahının ve sözleşmenin ifa edildiği yerin Aydın İli olduğu, davalının usulüne uygun olarak Denizli İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmiş olduğu, bu
şekli ile takibin yetkisiz icra dairesinde açılmış olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu tarafından süresinde verilen borca itirazla birlikte icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz edilmişse, mahkemenin öncelikle, dava şartı olan yetkili icra müdürlüğünde başlatılan geçerli bir takip olup olmadığını değerlendirmesi gerektiği, davacının takibe konu ettiği Genel Kredi Sözleşmesinin Aydın ilinde yapıldığı, kredi veren banka şubesinin de Aydın ilinde olduğu, davalıların ikametgahının da Aydın’da olduğu, davacı vekilinin istinaf dilekçesi ekinde sözleşmenin yetki düzenlemesine ilişkin sayfası ibraz edilmişse de, dosya içinde bulunan sözleşme fotokopisinde bu bölümün boş olduğunun görüldüğü, dolayısıyla sözleşmede yetki düzenlemesinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin takibin başlatıldığı icra müdürlüğünün yetkisine itirazı değerlendirerek takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılması nedeniyle geçerli bir icra takibi olmadığından davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.