Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.06.2018 tarih ve 2017/2452 E- 2018/587 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.12.2019 tarih ve 2018/1742 E- 2019/1550 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3754 sayılı dosyası ile 27/03/2017 tarihinde davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, icra dayanağı olan senetten dolayı davacının hiçbir borcunun olmadığını, senedin teminat senedi olduğunu, bu senede ilişkin olarak protokol tanzim edildiğini, bu protokole göre, davacının Adana İli, Pozantı İlçesi Büyüktekir mahallesi, Bekmeztepesi Mevkii kain tapunun 320 Ada, 4 Nolu Parselde bulunan tapuya kayıtlı 301.47 m² yüzölçümü avlulu kargir evi satın aldığını, işbu protokole göre davacının ...'ya teminat senedi olarak 30/09/2015 vade tarihli ve 65.000,00 TL bedelli senedi verdiğini ileri sürerek açılan takip dosyası ve takip dayanağı senede ilişkin borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, senette teminat senedi olduğunda dair bir ibarenin yer almadığını, tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığını, HMK'da senede karşı senetle borcun itfa edildiği ispatı kuralı olduğunu, davanın borcu ödemekten kaçmak için açıldığını savunarak davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, dava konusu senedin taraflar arasındaki protokolün teminatı olduğuna yönelik davalının herhangi bir beyan veya kabulünün bulunmadığı, takibe dayanak bononun protokolde belirtilen bono ile aynı bono olduğuna dair kesin bir delil bulunmadığı, ihdas kaydı bulunmayıp illetten mücerret olarak düzenlenen takibe dayanak senette davalı tarafından yapılmış bir talilden de söz edilemeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının takibe konu kambiyo senedinin teminat senedi olduğunu, bu hususun taraflar arasında düzenlenen protokolde de belirtildiğini, davacının tüm edimlerini yerine getirdiği halde teminat senedinin iade edilmeyerek takibe konulduğunu iddia ettiği, 07/08/2015 tarihli "Protokol" başlıklı belgede ..., ..., ... ve iki avukatın isim ve imzalarının bulunduğu, tarafların Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/129 esas sayılı dosyasında görülen dava için bir araya geldiği, protokolün 5.maddesinde, ... tarafından protokolün 4. maddesine istinaden ...'ya 65.000,00 TL'lik teminat senedi verildiği ve bu teminat senedinin 10/08/2015 tarihli duruşmadan sonra iade edeceğinin belirtildiği, protokolün 8. maddesinde müşteki Tuğba'nın şikayetten vazgeçeceğinin yazılı olduğu, müşteki Tuğba'nın talimat mahkemesindeki 10/08/2015 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, davaya konu bononun teminat senedi olduğunun davacı tarafça yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davaya konu bono üzerinde teminat için verildiği hususunda bir kayıt bulunmasa da, 07/08/2015 tarihli protokolün 5. maddesinde açıkça davacının davalıya 65.000,00 TL değerinde teminat senedi verdiğinin yazılı olduğu, takibe konu bononun da protokolde belirtilen miktarla aynı olduğu ve düzenleme tarihlerinin de aynı tarihi taşıdığı, davacının iddiasını yani davaya konu senedin teminat amacıyla verildiğini 07/08/2015 tarihli protokolle ve tüm dosya kapsamıyla ispatladığı, ispat yükü kendisine geçen davalı tarafın, protokolde belirtilen teminat senedinin iade edildiğine ilişkin bir beyanı olmadığı gibi, dava konusu bononun taraflar arasındaki başka bir ilişki için verildiği yönünde bir iddiası ve bunu ispata yönelik bir delili de bulunmadığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, kararda hata edilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, davacının, davaya konu Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3754 Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 07/08/2015 düzenleme tarihli, 30/09/2015 ödeme tarihli 65.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf kendisine teminat amacıyla verilen ve gerçek bir borcu yansıtmayan bonoyu, iade şartları gerçekleştiği halde iade etmeyip kötü niyetli olarak takibe koyduğundan, İİK'nın 72/5 maddesince dava değerinin takdiren %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.800,16 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.