Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2020 tarih ve 2019/789 E. - 2020/271 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı ...'in davalı bankaya ait "Play Kart" isimli kredi kartı sahibi olduğunu, söz konusu kartın limitinin 2.000,00 TL olduğunu, bununla birlikte banka tarafından 23/06/2013 tarihli hesap ekstresinde 102.924,53 TL, 22/07/2013 tarihli hesap ekstresinde 109.842,42 TL borç yansıtıldığını, bir önceki hesap ekstresinde faiz ve limit aşım ücreti işletildiğini, harcama limiti 2.000,00 TL ile sınırlı olan kredi kartına tüketicinin onayı alınmadan limit arttırımı yapılmasının yasalara aykırı olduğunu, tüketiciye ait olmayan harcamalar nedeni ile aşırı borç çıkarılması üzerine bankaya itiraz ettiklerini, yapılan itiraz üzerine bir kısım harcama kalemlerinin banka tarafından iptal edildiğini, bankanın ağır kusuru veya ihmalinden kaynaklandığını belirterek, borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın davacı ... ile kredi kartı sözleşmesi imzaladığını, diğer davacının sözleşmenin garantörü olduğunu, davaya konu kredi kartına bağlı sanal kart ile harcama yaptığını, davacının itiraz ettiği harcamaları 3 boyutlu güvenli alışveriş sertifikası alıp internet üzerinden hizmet sağlayan işyerlerinden gerçekleştirdiğini, bu şifrenin bankanın sistemine kayıtlı cep telefonu numarasına SMS olarak gönderildiğini, cep telefonuna gelen SMS şifresinin girilmesiyle işlemin onaylandığını, davaya konu harcamaların bu yöntemle gerçekleştiğini, şifre gizliliğinin kart hamilinin sorumluluğunda olduğunu, internet üzerinden yapılan harcamalarda imzalı belge bulunmadığını, davacıların 2.000,00 TL'nin üzerindeki harcamalardan sorumlu olmadıkları iddiasının ise dürüstlük kuralına aykırı olacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle sınırlı olarak inceleme yapıldığı, davacının sorumlu olduğu temerrüd miktarının hesabı ile kart borcunun tahsiline ilişkin başlatılan icra takip tarihi itibariyle davacının kabulünde olan 2.000,00 TL asıl alacak ile buna işleyen 198,62 TL faiz dışında kalan miktardan davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı bankaya Eskişehir 1. İcra Dairesi'nin 2014/4818 Esas sayılı dosyasına dayanak 450634....8729 numaralı kredi kartından kaynaklı icra takip tarihi itibariyle 93.925,08 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin 2.198,62 TL'lik kısım yönünden istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... ve davalı banka vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, menfi tespit davasına ilişkin olup, mahkemece davacı ...'nın talebinin 2.198,00 TL’lik kısmı için red, 93.925,08 TL’lik kısmı için ise kabul hükmü kurulmuştur.
5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu işbu dosyada uygulanması gereken HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2016 yılı için 3.920,- TL'dir. Bu durumda davacı ...’nın reddedilen talep kısmının kesinlik sınırı altında kaldığı ve kesin olduğu anlaşılmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.812,02 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...'ya iadesine, 14/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.