Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi

Mahkûmiyet

Dosya incelendi.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışındaki yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Ele geçirilen 7497,7 gram esrarın niteliği ile miktarına ve buna bağlı olarak suç konusunun önem ve değerine göre, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi yerinde ise de, TCK. m. 188/3’ te cezanın alt sınırının 5 yıl olmasına karşın, hüküm kısmında “takdiren alt sınırdan 6 yıl hapis cezası” denilmek suretiyle temel cezanın belirlenmesinde çelişkiye düşülmesi,
2-) Sanık ...’ın kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine yol kenarına bıraktığı suça konu net 7497,7 gr esrarın ele geçirilmesinden sonra, haklarında sanık ...’ın aleyhe soyut beyanı dışında yeterli delil bulunmadığı aşamada, suçlarını ikrar ederek suçlarının ortaya çıkmasına yardım eden sanıklar... ve... hakkında TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nce suça konu uyuşturucu maddelerden alınan şahit numunenin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-)Ele geçirilen materyaller üzerinde yapılan inceleme neticesinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetinin 2011/8353 sırasında kayıtlı 6 adet naylon poşetin dosyada delil olarak saklanılması yerine müsaderesine karar verilmesi,
5-) TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, TCK’nın 53. maddesinin (3.) fıkrası uyarınca 53/1-c madde ve bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, sanıkların kendi alt soyu dışındaki kişilerle ilgili, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisi”nden yoksun bırakılmasının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden, yoksunluğun tümü için koşullu salıverilmeye kadar sürmesine karar verilmesi ve 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan hükümlerin BOZULMASINA, 21.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.