Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Beykoz 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

1. Dava konusu olay; şüpheli ...'ın 16.04.2014 günü telefonla müşteki ...'u arayarak 2 yıl önce sağlık sigortası yaptırdığını, sigortayı iptal ettirmek istemesi halinde onay vermesi gerektiğini söylediği, müştekinin kredi kartı bilgilerini şüpheliye verdiği, şüphelinin de müştekiye ait kredi kartından müştekinin rızası ve bilgisi dışında 249 TL ... Danışmanlık isimli iş yerinde harcama yaptığı iddiasına ilişkindir.

2. Garanti Bankası kredi kartı ekstresi, fatura ve 23.05.2014 tarihli iade makbuzu mevcuttur.

3. Sanık savunmasında "... Danışmanlık isimli iş yerinin sahibi olduğunu, asistanlık hizmetleri sattığını " beyan etmiştir.

6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen değişikliğin suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

1. Oluşa ve dosya kapsamına göre; 16.04.2014 günü müştekiyi sağlık sigortasından aradığını, daha önce sağlık sigortası yaptırdığını, sigortayı iptal ettirmek istemesi halinde onay vermesi gerektiğini söylediği, müştekinin kredi kartı bilgilerini sanığa verdiği, sanığın da müştekiye ait kredi kartından müştekinin rızası ve bilgisi dışında ... Danışmanlık isimli işyerinden 249 TL harcama yaptığı, 23.05.2014 tarihinde müştekinin zararını giderdiği, sanığın, suç tarihinde mağdurun iradesini fesada uğratıp elde ettiği kredi kartı bilgilerini kullanarak rızası dışında para tahsilatı suretiyle atılı 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediği anlaşılmakla; mahkemenin sübuta ve suç vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Beykoz 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.