Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/1901 Esas, 2015/1692 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 30 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.02.2020 tarihli, 2016/105964 sayılı, a) sanığın eyleminin nitelikli hırsızlık olduğu halde dolandırıcılık suçundan cezalandırılması, b) dolandırıcılık suçunun hüküm tarihinden sonra uzlaşmaya tabi hale gelmesi nedenleriyle bozulması gerektiği görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
1. Sanık ...'ın 23.04.2015 tarihinde mağdur ...'un çalıştığı iş yerine gelerek alışveriş yapma bahanesiyle 5.50 TL'lik ürün alıp, 100 TL'lik banknotu cüzdanından çıkararak vereceği sırada mağdurun kafasını karıştırarak, konuşup oyalayarak mağdurdan 95 TL para üstü aldığı, mağdurun sanığa 100 TL'yi kendisine vermediğini söylemesi üzerine, sanığın vermediği halde 100 TL'yi verdiğini iddia ederek hem ürünü, hem de 95 TL'yi aldığı bu suretle nitelikli hırsızlık suçunu işlediği iddia edilmiş, mahkemece bu eylemin dolandırıcılık olduğu kabul edilmiştir.
2. Olay yeri mağazanın güvenlik kamerası görüntülerini içerir CD dosya arasına alınmıştır.
3. Sanık savunmasında, suçu ikrar etmiştir.
4. Sanığa 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir.
5. Mağdur ... beyanında, sanığın herhangi bir ödemede bulunmadığını, ancak zararın karşılanması talebi de olmadığını, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına rıza gösterdiğini, şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
1. Olay ve olgular kısmında anlatıldığı üzere sanığın hileli davranışlarla mağduru aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine yarar sağladığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki (1) nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/1901 Esas, 2015/1692 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.