SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2014 tarihli ve 2014/380 Esas, 2014/459 Karar sayılı kararı kararıyla, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında eylemin, aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/288 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararı kararıyla sanık hakkında;
a. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 26.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
1. Sanığın, suça konu ve Şeker Nakliye ve Ulaştırma Petrol İnşaat Ltd. Şti.'ye ait ve Key Tekstil A.Ş.... adına keşide edilip aynı isim tarafından cirolandığı belirlenen, 32.000,00 TL'lik çeki külliyen sahte olarak düzenlediği ve suç tarihinde Türk Ekonomi Bankası ... Şubesine ibraz ederek tahsil etmek istediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık her aşamada üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ve suça konu çeki sattığı büyükbaş hayvanlar karşılığında,... adlı kişiden aldığını beyan etmiş ancak bu kişinin açık kimlik, iletişim ve adres bilgilerini dava dosyasına sunmamıştır.
3. Sanığın savunması kapsamında, Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hayvan ve hayvansal ürünlerin nakillerinde bulundurulması ve işlemin başlangıcından sonuna kadar hayvan ürünlerle birlikte bulundurulması zorunlu olan nakil ve sevk belgesi ile hayvan nakillerinde veterinerler tarafından düzenlenmesi gereken sağlık kurulu raporlarını ibraz etmesi talep edilmiş ancak sanığın bu belgeleri ibraz edemediği anlaşılmıştır.
4. Suça konu çek hesabı sahibi olan şirket temsilcilerinin tanık sıfatıyla beyanları tespit olunmuştur.
5. Suça konu çekin sanık tarafından ibraz edildiğine ve çekin sahte olduğunun belirlendiğine dair TEB ... Şubesi yetkililerince tanzim olunan 03.02.2014 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 18.02.2014 tarihli; "İnceleme konusu çekin külliyen sahte olarak oluşturulduğu, ... Söz konusu sahtelik ilk nazarda dikkat çekmeyeceğinden aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. Mahkemece, suça konu çek üzerinde inceleme yapıldığı, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği ve aldatma niteliğinin bulunduğu görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir.
8. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
1. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın, çeki kendisinden aldığını beyan ettiği... adlı kişinin açık kimlik, iletişim ve adres bilgilerini Mahkemeye ibraz edememesi, hayvan sevk ve nakliye ve satım belgelerini sunamaması sahte çeki bankaya ibraz ettiğine ve tahsil etmek istediğine dair 03.02.2014 tarihli tutanak içeriği ve Olay ve Olgular başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Uzmanlık Raporu karşısında Mahkemece yargılama dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının sabit görülmesi üzerine sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/288 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.