Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığın, kolluk tarafından yakalandığında suça konu navigasyon aletini, sanık ...'a sattığına dair beyanı üzerine ...'ın evinde yapılan aramada suça konu eşyanın ele geçirilerek kimliği tespit edilemeyen mağdura iade imkanının sağlandığı anlaşılmışsa da; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 esas -2013/106 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi ve satıştan elde ettiği menfaati iade etmeyerek etkin pişmanlık göstermediğinin anlaşılması karşısında, eşyanın satın alınan kişiden alınarak yakınana iadesinin TCK'nın 168. madde anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle, sanık hakkında koşulları bulunmayan TCK'nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre geçmişte mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezanın, CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, gerekçe göstermeksizin sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 23/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.