İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 20.02.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 19.12.2016 tarihinde tutuklandığını, 30.10.2018 tarihinde tahliye olduğunu, yapılan yargılama sonunda beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığından 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 28.05.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak süresinde açılmamış ise davanın reddi gerektiğini, mahkemenin görevli ve yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, davacı hakkında derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/270 Esas, 2019/218 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2020/2002 Esas, 2020/2551 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin haksız tutuklama nedeniyle uzun süre tutuklu kaldığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının kendi kusurlu hareketleri ile tutuklanmasına neden olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacının maddi zararını ispat edemediğini, davacının sosyal ekonomik durumunun yeterince incelenmediğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/9 Esas – 2015/364 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 19.12.2016 - 30.10.2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 28.12.2018 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının kendi kusuru tutuklanmasına sebebiyet vermediği, davacının aynı haksız tutuklamaya ilişkin başkaca tazminat davası açtığına ilişkin davalı ... Hazinesince bir itirazın bulunmadığı, davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin başka suçtan mahsup edilmediği, anlaşılmakla, tutuklulukta kaldığı süre için; davacı hakkında yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırma sonucuna göre, hakkaniyete uygun olduğu gözetilerek bilirkişi raporunda hesap edilen asgari ücret miktarı üzerinden, dava dilekçesindeki faizi başlatma tarihi ile ilgili talebi dikkate alınarak tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte belirlenen maddi tazminat miktarının davacı yararına hükmedilmesi gerektiği belirlenerek, 33.677,82 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın fazla olduğundan 33.390,08 TL olması gerektiği, manevi tazminatın eksik olduğundan 60.000,00 TL olması gerektiğinden bu kısımların değiştirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Tazminat talebinin dayanağı olan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/9 Esas – 2015/364 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 19.12.2016 - 30.10.2018 tarihleri arasında 680 gün tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 28.12.2018 kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;

1.Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda alınan belgeler doğrultusunda davacının bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınma ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin esasını oluşturan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/9 Esas – 2015/364 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış, davalı vekilinin temyiz talepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünün (A-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2020/2002 Esas, 2020/2551 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.