Mahkûmiyet, hak yoksunlukları, kaçak sigaraların müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık ...'nın temyiz sebepleri; .......,Kargo Yüksekova şube müdürü olduğunu, ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.

Aras Kargo Yüksekova şube görevlisi olan sanığın 17.03.2012,12.04.2012,03.04.2012,22.03.2012,19.03.2012 tarihlerinde gönderici ve alıcı isimleri farklı olan kişilere gönderdiği kargolar içerisinde yapılan aramalar neticesinde toplamda 1570 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilmesi üzerine sanık hakkında, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8/4. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43,53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında kargoda ele geçirilen sigaraların kendisine ait olmadığını kargo şube müdürü olarak çalıştığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin toplamının 9.591,94 TL ve "pek hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır.

Sanığa kovuşturma aşamasında talimat mahkemesi tarafından etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ve ödeme gücü olmadığından etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini beyan etmesi karşısında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılan ihtaratın usulüne uygun olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma talepli görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.