Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine

Taraflar arasındaki asıl dava olan el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talebi ile birleşen tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı/davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sonucu ... ili...Mahallesi çalışma alanında bulunan 858 parsel ... taşınmaz Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildikten sonra 1998 yılında ifraz sonucunda 138 ada 5 parsel numarasıyla 881,00 metrekare yüzölçümlü olarak Köy Tüzel Kişiliği adına intikal görmüş, 27.09.2007 tarihinde davalı ... adına tahsis nedeniyle tescil edilmiş, 20.06.2012 tarihinde de yüzölçümü 500,23 metrekare olarak düzeltilmiştir.

Davacı ..., komşu 853 parsel ... taşınmazın maliki olduğunu, davalıya ait taşınmazın üzerinde bulunan yapıların kendi taşınmazına tecavüzlü bulunduğunu öne sürerek yapılan müdahalenin önlenmesi, kal ve haksız işgal dolayısıyla ecrimisil istemli dava açmıştır.

Davalı ..., adına kayıtlı 138 ada 5 parsel ... taşınmazın Kadastro Müdürlüğünce yapılan çalışma ile yüzölçümünün küçültüldüğünü, bu işlemin 2. kadastro mahiyetinde olup yok hükmünde olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesinde yüzölçüm değişikliği nedeniyle açılan davalarda taraf olmadığını, bu işlemle mülkiyet hakkının kısıtlandığını öne sürerek öncesinde kendi taşınmazı içinde iken idari işlemle davacı ...'ye ait 853 parsel ... taşınmaz içine alınan 380,77 metrekare yüzölçümündeki kısmın tapusunun iptali ile adına tescili istemiyle ayrıca dava açmıştır.

Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı/davalı ...'nin davasının kısmen kabulüne, davacının maliki bulunduğu taşınmaza, Balçık Köyü 138 ada 5 parselin tapu düzeltim öncesinde davalının iyiniyetle el attığı anlaşıldığından men'i müdahale talebinin reddine, davacının üst yapı hakkında ortaklığın giderilmesi davası açmakta muhtariyetine, ecrimisil talebinin kabulü ile 973,69 TL ecrimisilin dava tarihiden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

Hükmün, taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli kararı ile; "çekişmeli taşınmaz bölümünün 27.09.2007 yılında davalı/davacı ...'e tahsis edildiği tarihte adı geçenin çap kaydı içinde olduğu ancak Kadastro Müdürlüğünce 3402 ... Kadastro Kanunun 41. maddesi uyarınca 2012 yılında yapılan sınır düzeltimi sonucunda davacı/davalı ...'nin maliki olduğu taşınmaz sınırları kapsamında kaldığının anlaşıldığı, dosya kapsamından düzeltme işlemine karşı 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/607, 2009/1428,1247,1408 Esas ... dosyalarıyla dava açıldığı anlaşılmakta ise de anılan dosyalarda ... taraf olmadığından ilamların kendisi açısından kesin hüküm ifade etmeyeceği, kaldı ki; davalı/davacı ...'in birleşen dava ile öncesinde kendi taşınmazı içinde iken idari işlemle davacı ...'ye ait 853 parsel ... taşınmaz içine alınan 380,77 metrekare yüzölçümündeki kısmın tapusunun iptali ile adına tescili istemiyle dava açtığı halde mahkemece bu talepler yönüyle araştırma ve inceleme ve değerlendirme de yapılmadığı, tapu iptali ve tescile yönelik davaya konu uyuşmazlık tam ve doğru olarak açıklığa kavuşturulmaksızın diğer bir anlatımla mülkiyet sorunu çözülmeksizin mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan el atmanın önlenmesi, ecrimisil vb. talepler içeren davacı/davalı ...'nin davası hakkında karar verilmesi mümkün bulunmadığı, hal böyle olunca; Mahkemece asıl ve birleşen dava tam ve doğru olarak nitelendirilip değerlendirilmeksizin, kendi içinde çelişen ve dosya kapsamıyla uyumlu bulunmayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu" belirtilerek bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacıya ait 853 nolu parselin 380,77m²'lik kısmının davalı tarafından beton duvar + tel çit ile çevrilerek, zeminin beton kaplandığı, parsel sınırında ağaç dikilerek, iki sıra duvar örülmek suretiyle el atıldığı, her ne kadar Kadastro Müdürlüğü tarafından 3402 ... Kadastro Kanun'un 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme sonucunda, öncesinde davalıya ait taşınmazın sınırları içinde kalmakta iken taşınmazlar arasındaki sınırın düzeltilmesi sonucunda bir kısım yer davacıya ait taşınmazın sınırları kapsamına dahil edilmişse de düzeltme sonucunda dava konusu taşınmaz üzerinde davacı tarafın çapa dayalı olarak mülkiyet hakkı doğduğu, öncesinde davalı tarafın iyi niyetli ise de düzeltme sonucunda iyi niyetinin korunması halinde davacının mülkiyet hakkının ihlal edileceğinde çapa dayalı tecavüz durumunda iyi niyet korunamayacağı, ecrimisil bedelinin ilgili Yargıtay bozma ilamında bozma konusu yapılmaması nedeniyle ecrimisil bedelinin mahkememizin 2014/172E, 2014/502K ... ilamında hükmedilen 973,77 TL yönünden verilen kabul kararı aynı şekilde hüküm altına alınarak davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebini reddi gerektiği, birleşen dosyada yönüyle; sınırlarda bir değişim olmadığı, davalı/davacının taşınmazının evveliyatı ve gittilerinde davacı/davalının taşınmazının yer almadığı gerekçesiyle;

Asıl dosya yönünden; davanın kısmen kabulü ile; Davacı ...’nin maliki bulunduğu taşınmaza, davalıya ait 138 ada 5 parselin 380,77m²'lik kısmının müdahalesinin men edilmesine, davacının taşınmazında bulunan davalıya ait beton zemin, tel çit ve ağaçların yıkılmasına, ecrimisil talebini kabulü ile 973,69 TL ecrimisilin dava tarihiden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ecrimisil talebinin reddine; birleşen dosya yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.

davalı/davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamına göre; davacı ... tarafından aynı iddia ve sebeplerle eldeki davanın dışında komşu başka taşınmazlar hakkında da benzer davaların açıldığı, UYAP ortamında bu dava dosyalarının sorgulanması neticesinde; komşu 138 ada 1,2,3 parsel ... taşınmazlara yönelik olarak açılan davada verilen kararın davalısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onandığı, ancak davalı tarafın karar düzeltme talebinin incelemesinde aynı Dairenin 09.05.2023 tarihli 2023/1442 Esas, 2023/2433 Karar ... ilamıyla bölgede imar uygulamasının yapıldığı, bu nedenle, imar sonucu oluşmuş sınırlara göre durumun belirlenmesi gereğine değinilerek onama ilamının kaldırılmak suretiyle hükmün bozulduğu anlaşılmaktadır.

Eldeki dosya üzerinden UYAP (TAKBİS) ortamında yapılan kontrollere göre de, davaya konu taşınmazın bulunduğu bölgenin imar uygulamasına tabi tutulduğu ve kesinleştiği, imar sonucunda taraflara ait taşınmazların sınırlarının ve maliklerinin değiştiği görülmektedir.

Hal böyle olunca; taraflara ait taşınmazlara yönelik imar belgeleri, güncel imar parsellerinin tedavüllü tapu kayıtları, pafta ve krokiler dosya arasına alındıktan sonra mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılması, taşınmazların yeni sınırlarına göre değerlendirme yapılarak tecavüzün olup olmadığı belirlenmesi, ondan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği tartışmasız olup, davalı/davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlere kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle; Davalı/davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.