Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz sebepleri; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
Yapılan incelemede; sevk edildiği Ankara GATA Hastanesince 31.12.2013 tarihinde bir ay hava değişimi verilen ve hava değişimi süresi sonunda 31.01.2014 tarihinde müracaat ettiği Tarsus Askerlik Şubesi Başkanlığınca 02.02.2014 tarihinde Birliğine katılması gerektiği tebliğ edilerek sevk edilen sanığın, bir süre gecikerek 10.02.2014 tarihinde kendiliğinden dönerek Birliğine katıldığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a ve 73 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; ailevi sorunları sebebiyle atılı suçu işlemeye mecbur kaldığını beyan etmiştir.
Sanığın atılı suça konu eyleminin, 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b kapsamında kalması ihtimaline binaen alınan ek savunması dosyada mevcuttur.
Olay tespit tutanağı, sanığın kendiliğinden Birliğine döndüğüne dair tutanak, sanığın bağlı bulunduğu Askerlik Şubesince düzenlenen 30.01.2014 tarihli sevk belgesi ve dosya kapsamında bulunan diğer evraklar incelenerek değerlendirilmiştir.
Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 01.10.2019 tarihli raporunda sanığın müsnet suç tarihlerinde cezai ehliyetinin tam olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından faydalanamayacağı ancak Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin askerliğe elverişlilik kararı vermeye yetkili olmadığını, bu kararın TSK SYY kapsamında sağlık raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarınca değerlendirilmesinin uygun olacağı değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Mersin Tarsus Devlet Hastanesi Baştabipliğinin "KURKUTATA" konulu yazı ekinde gönderilen tek tabip imzalı raporda; sanığın askerliğe elverişli olmadığı ancak askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamına göre;
1. Sanığın, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri uyarınca; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilerek, suç tarihinde askerliğe elverişli olup olmadığının sağlık kurulu raporu ile tespit ettirilmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken; Mersin Tarsus Devlet Hastanesi Baştabipliğinin "KURKUTATA" konulu yazı ekinde gönderilen tek tabip imzalı raporu ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Gerekçeli karar içeriğinde sehven yazıldığının belirtildiği görülmekle birlikte; kısa kararda 187 gün hapis cezasından çevrili 3.740,00 TL adlî para cezasının birer ay eşit aralıklarla 20 eşit taksitte ödenmesinden bahsedilirken, gerekçeli kararın hüküm kısmında, 150 gün hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezasının birer ay eşit aralıklarla 20 eşit taksitte ödenmesinden bahsedilmek suretiyle karışıklığa sebep olunması,
3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 03.02.2014-10.02.2014 olarak yazılması gerekirken 02.02.2014 şeklinde gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.