İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/482 Esas, 2019/71 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 7 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2019/693 Esas, 2020/609 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Savunmanın doğruluğunun araştırılmadığına,
2.Hüküm kurulabilmesi için somut bir delil bulunmadığına,
3.Koşulları oluşmasına rağmen HAGB ve erteleme hükümleri uygulanma
4.Kararın subjektif değerler üzerine kurulduğuna,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamında bulunan siber suçlarla mücadele 15.08.2018 tarihli kolluk raporunda sanığın Facebook profil sayfasında ihbara konu paylaşımların bulunmadığı belirtilmekle; mahkumiyete esas alınan paylaşımların teyidi yapılıp söz konusu paylaşımların 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile değiştirilen 3713 sayılı Kanun'un 7/2 nci fıkrası gereği ne şekilde terör örgütünün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek nitelikte olduğu tartışılmadan eksik araştırmayla bimer ihbar çıktısına göre yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2019/693 Esas, 2020/609 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.