Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zeytin ağacı dikmek üzere harici ve resmi senetleri ile satın alındığını, müvekkillerinin bu taşınmaz üzerine ağaçlar diktiklerini ve yapı inşa ettiklerini belirterek, 1 parsel sayılı toplam 12 dekar taşınmazın miras payları oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazda bir hakkının bulunmadığını, davacılar ile yarıcılık sözleşmesi yapan kişiler arasındaki silsilenin kopuk olduğunu, davacıların zilyetlikleri haklı dahi olsa taşınmazın ancak yarısına yönelik talepte bulunabileceklerini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılara ve miras bırakanlarına ilgili yasal düzenleme uyarınca teslim edilen bir yer bulunmadığını, dava konusu taşınmazın davacılar murisine teslim olunması sürecinde silsilenin kopuk olduğunu, davacıların dava konusu taşınmazı kimden nasıl devir ve teslim aldıklarının belirsiz ve tartışmalı olduğunu, davanın ispatlanamadığını, davacıların iddiaları haklı görülse bile taşınmazın yarısının talep edebileceklerini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, tapunun davacılar adına tescili için resmi bir belge aranmamış olmasının yanlış olduğunu, davacıların miras bırakanına 3 dönüm yer ... olmasına rağmen 11 dönüm için davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak ...'in Köy Tüzel Kişiliği ile sözleşme yaptığı, taşınmazın iki hisse olarak Adem'e oradan da davacılar miras bırakanı ...'a geçtiği, şahısların taşınmazı işleyip ihya ederek bugünkü zeytinlik vasfını kazandırdığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, somut olayda resmi şekil şartının aranmaması gerektiği ve 442 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen koşulların oluştuğu, ...'nın pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 442 sayılı Köy Kanunu'nun 44 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun 44 üncü maddesi şöyledir:
"İhtiyar meclisinin göreceği işler şunlardır:
1 - İhtiyar meclisi köylüye ait işleri konuşur ve hangi işleri köylü tarafından kendileri çalışarak doğrudan doğruya ve hangi işlerin para ile veya ırgat ile görülebileceğine karar verir.Köy işlerinden köy ahalisinin imece ile çalışarak yapacakları işi, köylünün çift ve çubuğu ile uğraşmadıkları boş zamanlara bırakır.
2 - (Değişik: 12/2/1954 - 6250/2 md.) İhtiyar Meclisi bu Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerinde yazılı mecburi ve ihtiyari işleri yapmak için lüzumu halinde köy sınırı içindeki gayrimenkulleri değer pahasiyle satın alır. Mal sahibi razı olmazsa köyün bağlı bulunduğu kaza veya vilayet idare heyeti işi gözden geçirir. İdare heyetinin kararına söz yoktur.
3 - Tarlası olmıyan veya yetişmiyen köylüye köyün sınırı içinden boz haliden bir parça ayırıp vermek ve tasarrufu malsandığına veya sair dairelere geçmiş olan araziyi köy namına satın alıp arazisi olmıyanlara vermek ve bedelini taksitle köy sandığına ödetmek mecburidir.
4 - İhtiyar meclisi köylünün kaçar gün çalışacağını kestirir.
5 - Köy işi için beher köylüye haline göre salınacak paranın ne olacağını keser."
1. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; 1975 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 11.000 metrekare yüzölçümündeki 904 parsel sayılı taşınmazın zeytin aşılığı niteliğiyle o tarihlerde ... Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edildiği, aynı niteliğiyle 01.02.2014 tarihinde de kamu kurumlarının bedelsiz devri işlemiyle davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
2. Davada köy ihtiyar meclisinin 10.11.1970 tarihli ve 05.12.1970 tarih 302 numaralı satışa ilişkin kararlarına dayanılmıştır. Gerçekten, 442 sayılı Köy Kanunu'nun 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, köy ihtiyar meclisinin bu tür nitelikteki taşınmazları yasal şartları taşıyanlara satmak yetkisi bulunmaktadır. Diğer taraftan, Köy Tüzel Kişiliğinin yaptığı bu işlem Kaymakamlıkça 08.01.1971 tarihinde onaylanmıştır.
3. Yasa'da ve Yargıtay uygulamasında, bu tür satışların resmi biçim koşuluna uygun yapılması aranmamakta, sadece satışın geçerliliği için kaymakamlık onayı şartı aranmaktadır (Yargıtay 7.HD 21.02.2000 tarih, 2000/729-795 sayılı kararı; (Yargıtay 14 HD 06.05.2010 tarih, 2010/4124-5233 sayılı kararı gibi).
4. Diğer taraftan; köy ihtiyar meclisi ve köy dernek kararları ile Köy Tüzel Kişiliğine ait taşınmazlarda köy sandığı ile ortaklama olarak zeytinlik tesis edilmesine, dikmek isteyen köy halkına yeteri kadar arazi verilmesine, zeytinler yetiştirildikten sonra yarı yarıya taksim edilerek köye mal edilmesine karar verildiği, başka bir ifadeyle yetiştirilen zeytin ağaçlarının Köy Tüzel Kişiliğine devrinin satış bedeli yerine geçtiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
5. Ne var ki; davacıların dayandığı dava dışı ...'nin imzasını taşıyan harici satış sözleşmesinde, ...'nin ... 'ndan aldığı sınırları belirtilen zeytinliğin yarı hissesini davacıların miras bırakanı ... ç'a sattığı belirtilmiş ise de; davacılar, ... ile ... arasında yapıldığı belirtilen satışa ilişkin delillerini dosyaya ibraz etmemiştir. Yine, dava dilekçesinde, bu taşınmazın bitişiğinde bulunan taşınmazın ...'ye satışına ilişkin belgeler de dosyaya sunulmamıştır.
6. Yapılan bu saptamalara göre; mahkemece, davacılara anılan satış işlemlerine ilişkin delillerini ibraz etmek üzere süre verilerek, toplanacak deliller doğrultusunda dava konusu taşınmazın davacıların miras bırakanlarına devri sürecinde silsilenin kopuk olup olmadığı saptanarak; dayanak kararlar ile satış senetleri uyarınca davacıların taşınmazın ne kadarlık kısmında hak sahibi oldukları gerekçeleri ile açıklanarak; 442 sayılı Kanun hükümleri de gözetilmek suretiyle istemin hüküm altına alması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.