Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, 24.02.2010 tarihinde yapılan hacze konu menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlunun eskiden kiracısı olduğu iş yerinin, boş olarak mülk sahibinden kiralandığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı, haciz sırasında borçluya ait belgelerin ele geçirildiğini, borçlu çalışanı ...’in de hacizde hazır bulunduğunu, sunulan faturaların ise hacizden bir iki gün önce düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, alacaklının davaya konu hacizden 17.10.2010 tarihinde vazgeçtiği, bu haliyle de davanın konusunun kalmadığı gerekçesi ile konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26.11.2012 tarih 2012/13408 -13060 Esas, Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkemece, yapılan yargılama sonunda bozma kararına uyulmasına, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bozma kararında gösterilen gerekçe ve diğer delillere göre mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine bulunduğu ve bunun aksi davacı 3. kişi tarafından ispat edilemediğinden davanın açılmasına davalı alacaklının sebep olmadığı gerekçesi ile davacı 3. kişi aleyhine harç ve vekalet ücretine karar verilmiştir. Hüküm, davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davacı 3. kişinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğuna göre, istihkak davasındaki haklılık durumu dikkate alınarak vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece davalı alacaklı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, ''Davalı alacaklı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'e göre belirlenen nispi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı alacaklıya verilmesine'' karar verilmiş, nispi vekalet ücreti miktarının hükümde belirtilmediği anlaşılmıştır. Davalı alacaklı yararına karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, istihkak davasına konu hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, hacze konu menkullerin değeri daha az olduğundan, davalı alacaklı yararına bu miktar üzerinden hesap edilecek nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekir. Belirtilen bu hususlar dikkate alınmadan davalı alacaklı yararına hükmedilen nispi vekalet ücreti miktarının hükümde gösterilmemesi hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Davacı üçüncü kişi vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte gösterilen sebeple, vekalet ücretine ilişkin 6. bendin hükümden tamamen çıkarılarak yerine ''Davalı alacaklı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1800 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine'' cümlesinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.