Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi ... AŞ. vekili, davalı alacaklı ... tarafından, davalı borçlu ... aleyhine, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla yapılan icra takibi sırasında haczine karar verilen borçlunun maaşının 1/4'ü ve ücretlerinin tamamı üzerinde süresiz olarak rehin hakkı bulunduğunu iddia ederek istihkak davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu, kendilerine usulüne uygun dava dilekçesi ekli ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi vermedikleri gibi, duruşmaya da katılmamışlardır.
Mahkemece, bankaların müşterilerinin kredi sözleşmesini ihlal ederek temerrüde düşmesi durumunda uygulanacak bir kısım müeyyidelerin sadece muaccel hale gelmiş ve dolayısıyla takip işlemine başlamış alacakları hakkında uygulanmasının mümkün bulunduğu, davacı bankanın, alacağının muaccel hale geldiğini ve borçlu ...'in temerrüde düşürüldüğünü ispat edemediği, bu durumda davacı banka tarafından borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi bulunmazken borçlunun maaşında rehin hakkı bulunduğuna ilişkin talebin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacının şikayetinin reddine karar verilmiş, verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan başkasına karar veremez.(HMK md. 26) Davacı 3. kişi banka, yapılan maaş haczi üzerine, borçlunun maaşının rehinli olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuş, daha sonra da işbu istihkak davasını açmıştır. Dava dilekçesindeki açıklamalarda da memur işleminin şikayet edildiğine ilişkin bir talep bulunmamaktadır. O halde davanın İİK. 96. vd. maddeleri uyarınca 3. kişinin açtığı istihkak davası olarak nitelendirilerek, delillerin bu çerçevede değerlendirilip gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, talebin hatalı nitelendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-//-
Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı 3. kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.