Esastan ret
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat ...geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu taşınmazda fiili paylaşım ile müvekkiline düşen yeri davalı ...’ın diğer davalı ...’e kiraya verdiğini, fiili paylaşımın daha önce taraflar arasında görülen İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/380 Esas sayılı dava dosyasıyla kesinleştiğini belirterek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.
1. Davalı ... vekili; davacının daha önce de ecrimisil davası açtığını, men'i müdahale talebi olmadığından müvekkilinin kullanımına muvafakat edilmiş olduğunu, davalının taşınmazda tadilatlar yaptırdığını, fiili taksimin gerçekleşmediğini, yönetim planının sahte olduğunu, bu hususun savcılık soruşturmasındaki beyanları ile sabit olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... beyan dilekçesinde; kesinleşen dosyada hatalı yargılama yapıldığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin haksız işgalci olmadığını, müvekkilinin taşınmazı diğer davalıdan hukuka uygun şekilde taşınmazı kiraladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalıların el atmalarının önlenmesine, toplam 41.290 TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazda kat mülkiyeti ve fiili taksim olmadığını, yönetim planındaki imzaların sahte olduğunu, ecrimisil koşullarının oluşmadığını, davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini, haksız işgal olmadığını, davalılar aleyhine vekalet ücretinin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazda fiili taksimin olmadığını, ecrimisilin yasal koşullarının oluşmadığını, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, karine olarak müvekkilinin iyi niyetli olup davacının aksine delil sunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının malik olduğu dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalıya kiralandığı, bu şekli ile her ne kadar taşınmaz arsa vasfında ise de, taşınmaz üzerinde kurulu binada fiili paylaşımın oluştuğu, davacının bu paylaşımdan kaynaklı davaya konu bağımsız bölümün maliki olduğu, buna ilişkin kararın Yargıtay tarafından onanmak sureti ile kesinleştiği, fiili paylaşıma dayanak teşkil eden site yönetim planının sahteliği hususunun kesinleşen bir mahkeme kararı ile sabit olmadıkça dikkate alınamayacağı, site yönetiminin yazısına göre dava konusu 48 No.lu dükkanın davacıya tahsis edildiği, bu taşınmaza ilişkin önceki dönem için açılan ecrimisil davasının kesinleşmesi ile davacının mülkiyetinin tartışma konusu olamayacağı, davanın davalı ...'a yöneltilmesinde usulü aykırılık olmadığı, ecrimisil ve men'i müdahale toplamı üzerinden davalılar aleyhine hesaplanan vekalet ücretinin doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.