Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Kadastro sırasında; ... ili ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 118 ada 95 parsel ... 6688,77 m2 yüzöçümündeki taşınmaz bir katlı kargir ev ve iki katlı kargir ev ve ambar ve tarlası vasfıyla ... mirasçıları adına elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre tespit edilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde; 118 ada 95 parsel ... taşınmazın tamamının babası İhsan Arslan'nın tasarruf ve zilyetliğinde iken ölümüyle mirasçılarına kaldığını, ancak tespitte dedesinin babası olan Hasan mirasçıları tespit edildiğini öne sürerek taşınmazın İhsan Arslan mirasçıları adına tescilini istemiştir.
Bir kısım davalılar yargılama aşamasında davanın davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2010 tarih ve2008/477 E. 2010/75 K. ... kararı ile 118 ada 95 parsel ... taşınmazın fen bilirkişi raporunda A ile gösterilen 114,77 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazen İhsan Arslan mirasçıları adına, geri kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılardan ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 16.12.2011 tarihli ve 2011/1369 Esas, 2011/8140 Karar ... kararıyla davalıların dayandığı tapu kayıtlarının gereği gibi uygulanmadığı belirtilerek araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2013 tarih ve 2012/2 E., 2013/79 K. ... kararı ile; 118 ada 95 parsel ... taşınmazın tespitinin iptali ile fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 07.10.2013 havale tarihli harita ve raporda (A) ve (B) harfi ile gösterilen toplam 1.696,05 metrekare yüzölçümündeki bölümünün bu parselden ifraz edilerek iki katlı kagir ev, ambar ve tarla vasfı ile toplam 16 pay üzerinden payları oranında ve elbirliği mülkiyeti hükümleri uyarınca (davacılar) İhsan Arslan mirasçıları adına tapuya tesciline, aynı raporda (C) harfi ile gösterilen 4.992,72 metrekare yüzölçümündeki bölümünün bir katlı kargir ev ve tarla vasfıyla 118 ada 95 parsel ... taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki malikleri adına ve kadastro tespit tutanağında belirtildiği haliyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılardan ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2020/1127 Esas,ç2020/1503 Karar ... kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, çekişmeli taşınmazın (A) bölümüne yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak; Mahkemece, bozmadan sonra yapılan keşif ve sonrasında fen bilirkişi Tamer Bingül tarafından düzenlenen harita ve raporda hem A: 1.114,77 metrekare hem de B: 581,28 metrekare yüzölçümlü olarak gösterilen bölümlerin davacı taraf adına tesciline karar verilmiş ise de, 31.05.2010 tarihli önceki günlü kararda çekişmeli taşınmazın yalnızca (A) ile gösterilen 1.114,77 metrekare yüzölçümlü bölümünün davacı adına tesciline karar verildiği ve bu hükmün davacılar tarafından temyiz edilmediği, hükmün davalılardan ...’ın temyizi üzerine araştırma ve incelemeye yönelik olarak bozulduğu, bu durum karşısında, davacı tarafça önceki günlü hüküm temyiz edilmemekle davalı taraf lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu, hal böyle olunca; Mahkemece, önceki günlü hükümde olduğu gibi çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.114,77 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davalı taraf lehine doğmuş bulunan usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde daha fazla yüzölçümlü olarak tescil kararı verilmesi gereğine değinilmiştir.
3.Davacı ... vekili, bozma ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuş, aynı dairenin 09.07.2021 tarihli 2020/8912 E., 2021/917 K. ... ilamıyla karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 118 ada 95 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, fen bilirkişilerin 14/05/2010 havale tarihli raporlarında A harfi ile gösterdikleri 1114,77 M2 yüzölçümündeki taşınmazın 118 ada 95 parsel ... taşınmazdan ifraz edilerek 118 adanın son parsel numarası ile iki katlı kagir ev, ambar ve tarla vasfı ile İhsan Arslan mirasçıları adına elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre, aynı raporda B harfi ile gösterdikleri 5574 M2 yüzölçümündeki taşınmazın bir katlı kargir ev ve tarla vasfı ile dava konusu 118 ada 95 parsel ... taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki malikleri adına kadastro tespit tutanağında belirtildiği hali ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 118 ada 95 parselin yol ile bölünmeden önce 128 ada, 2 parselin içindeyken tamamının satış işlemi ile alındığı, sonradan yol bölününce yolun diğer kısmındaki taşınmazın 118 ada, 95 parsel olarak tespit gördüğünü, resmi tapu kayıtlarında A, B vs. şeklinde bir ayırım olmadığı, hususları ile mülkiyet hakkı ve karşı taraf lehine kazanılmış bir hakkın bu şartlarda oluşmasının da imkansız olduğu resmi tapu kayıtları ve bu yerin Hamide Sağdıç tarafından, davacı müvekkilinin babası İhsan Arslan'a tamamının satılmış olduğunu, bu durumunda satışın yapıldığı sırada yanlarında olan, davalılardan ...'ın mahkeme huzurunda verdiği imzalı "davayı kabul" beyanı ile sabit olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, tarafların dayandıkları 1314 Tarih 7 ve 8 nolu Kök Tapu kayıtlarının tüm tedavülleriyle birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden 26.02.2020 tarihinde Mahkemeye gönderilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesinin işbu resmi belgeleri yeterli inceleme yapmadan usul ve Kanun hükümlerine aykırı karar verdiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, temyize konu 118 ada 95 parsel ... taşınmazın tarafların dayandığı tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı, tapu kaydı kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu( 3402 ... Kanun) 13,14,20 inci maddeleri.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.