İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl hapis 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay, sanığın olay tarihlerinde mağdurun evine gelerek zincirleme suç hükümlerine göre cebir ve tehdit kullanmak suretiyle cinsel amaçla atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurun 12.07.2014 ve 14.07.2014 tarihlerinde sanık tarafından kendisine karşı cinsel saldırı eyleminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
3.Sanığın aynı olay ile ilgili katılan mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle cinsel saldırı suçundan Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/17 Esas, 2015/82 Karar sayılı dava dosyasında kurulan mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/3487 Esas, 2016/6120 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın olay günü iki gün üst üste katılanın ikametinde katılanı tehdit etmek suretiyle katılanın rızası hilafına zincirleme şekilde cinsel saldırı eylemi sırasında katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/17 Esas, 2015/82 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/3487 Esas, 2016/6120 Karar sayılı ilamı ve katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanı ile sabit olduğu görülmekle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; Sanığa kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri ile ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, tespit edilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı, mağdur beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, tanık ifadeleri, sanık savunmaları, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/3487 Esas, 2016/6120 Karar sayılı ilamı, basit tıbbi nitelikte yaralanmaya ilişkin adli muayene raporu, cinsel saldırı eylemine ilişkin adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, davaya konu eylemi hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olarak cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın evin içerisinde cinsel eylemleri süresince mağdureyi alıkoymasının cinsel saldırı suçu kapsamında kalıp, mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması karşısında, unsurları itibariyle oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye iştirak edilmeyerek, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.