Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

Kadastro sırasında Sinop ili Gerze ilçesi Abdaloğlu köyü çalışma alanında bulunan 406 ada 4,10,13,408 ada 4 parsel ... sırasıyla 2.756,99,1.355,10,388,35 ve 2.440,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... (Halil oğlu) adına, 406 ada 5,11,12,408 ada 3, parsel ... sırasıyla 2.908,69,2.010,37,388,35 ve 2.136,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... (Halil oğlu) adına, 408 ada 5 ve 463 ada 1 parsel ... sırasıyla 2.366,92 ve 1.412,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ölü oldukları belirtilmek suretiyle eşit paylarla ... (Halil oğlu) ve ... (Halil oğlu) adına, 407 ada 4 parsel ... 1.513,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 2/6 pay ... (Hayri oğlu), 2/6 pay ... (... kızı) ölü olduğu belirtilmek suretiyle 1/6 pay ... (Halil oğlu) ve 1/6 pay ... (Halil oğlu) adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, 406 ada 4,5,10,11,12,13,407 ada 4 (2/6 hisseye yönelik), 408 ada 3,4,5 ve 463 ada 1 parsel ... taşınmazların ve 406 ada 13 parsel ... taşınmazın üzerindeki evin tarafların kök murisi ...'dan mirasçılarına intikal ettiğini ve terekesinin taksim edilmediği belirterek taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek taşınmazların ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "dava konusu taşınmazların tarafların ortak kök murisi... oğlu ...'ya ait olduğu ve ...'ya da kendi babasından miras yoluyla intikal ettiği, murisin ölümüne kadar taşınmazları aralıksız olarak zirai amaçla kullandığı ve ölmeden önce mirasını taksim etmediği gibi ölümünden sonra da yasal mirasçıları tarafından usule uygun olarak terekenin taksim edilmediği, yine mirasçılar arasında kadastro tespit tarihinden önce gerçekleşmiş 3402 ... Kanun'un 15/3. fıkrası anlamında herhangi bir pay devrinin gerçekleşmediği, bu haliyle mirasçılardan biri tarafından sürdürülen zilyetliğin tüm mirasçılar adına yapıldığının kabulünün gerektiği, bir kısım davalı mirasçılar tarafından geçerli bir taksim savunmasına dayanak olarak sundukları muris ...'nın eşi Hamide Hırca'nın kızları ...'ye verdiği ve 31.01.1976 tarihli senede konu taşınmaz ile ...'ya verilen taşınmazların erkek mirasçılar yararına kök murisin terekesini paylaştığı iddiasını resmi tapu kayıtları karşısında ispatlayamadığı, 10.03.2021 hakim havale tarihli fen bilirkişi raporunda Ek-1 nolu krokide belirtildiği üzere, 406 ada 10 parsel içerisinde ki (A) harfi ile gösterilen kısım, 406 ada 11 parsel içerisinde ki (B+C) harfi ile gösterilen kısım ile 406 ada 13 parsel içerisinde (D) harfi ile gösterilen kısımların terekeye ait olmadıkları" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taşınmazların kadasto komisyon kararlarının iptaline, 406 ada 4,5,10,11,12,408 ada 3,4,5,463 ada 1 parsel ... taşınmazların tamamının Gerze Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.03.2016 Tarih ve 2016/19 Esas, 2016/128 Karar ... veraset ilamında belirtilen paylarla ... mirasçıları adına, 406 ada 11 parsel ... taşınmazın 06.10.2017 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda gösterilen (11/A = 1.083,15 metrekarelik) kısmına aynı adanın en son parsel numarası verilerek ve bu kısmın tamamının Sinop Kadastro Mahkemesinin 2016/6 ... veraset ilamında belirtilen paylarla Halil oğlu ... mirasçıları adına, geriye kalan (11/B = 927,22 metrekarelik) kısım ise aynı ada ve parsel numarası ile bu kısmın tamamının Gerze Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.03.2016 Tarih ve 2016/19 Esas, 2016/128 Karar ... veraset ilamında belirtilen paylarla ... mirasçıları adına, 406 ada 13 parsel ... taşınmazın aynı tarihli fen bilirkişisi raporunda gösterilen (13/A = 900,81 metrekarelik) kısmına aynı adanın en son parsel numarası verilerek bu kısmın tamamının Sinop Kadastro Mahkemesinin 2016/6 ... veraset ilamında belirtilen paylarla Halil oğlu ... mirasçıları adına, geriye kalan (13/B = 910,03 metrekarelik) kısmı ise aynı ada ve parsel numarası ile bu kısmın tamamının Gerze Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.03.2016 Tarih ve 2016/19 Esas, 2016/128 Karar ... veraset ilamında belirtilen paylarla ... mirasçıları adına, 407 ada 4 parsel ... taşınmazın 2/6 hissesi'nin Gerze Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.03.2016 Tarih ve 2016/19 Esas, 2016/128 Karar ... veraset ilamında belirtilen paylarla ... mirasçıları adına, bu hisse düştükten sonra kalan kısmının tespit gibi 2/6 hissesinin Hayri oğlu ..., 2/6 hissesinin ise ... kızı ... adlarına tapuya kayıt ve tescillerine, 406 ada 13 parsel ... taşınmaz üzerinde bulunan kargir evin ... oğlu ...'ya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş; hükmün, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "davacının, taşınmazların kök muris ...'dan kaldığı iddiası ile eldeki davayı açtığı, çekişmeli 406 ada 4,5,12 parseller, 408 ada 3,4,5,parseller, 407 ada 4 parsel, 463 ada 1 parsellerin tamamının, 406 ada 10,11 ve 13 parsellerin ise kabul edilen bölümlerinin tarafların kök murisi ...'ya ait olduğu, kök muris tarafından yapılmış bir bağış veya usulünce yapılan bir taksim ile taşınmazların terekeden çıkarak davalılara bırakıldığının ispat yükü kendilerinde olan davalılarca ispatlanmadığı, bu bölümler açısından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi Kadastro kanunu 31/3 maddesi gereğince maktuen vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davalı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.