SAYISI: 2022/İHK-16426

SAYISI: K-2022/7862

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.08.2020 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu araç ile davalıya sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen kendilerin ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı için 15.001,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilinin sorumluluğu olduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi uygulanamayacağını belirterek davanın reddine istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile belirlendiği; davacının sunduğu raporda davacının maluliyet oranının %19 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği, davacının kask takmadığı anlaşıldığından %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 384.273,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.07.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 61.726,40 TL'nin reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur raporu alınması gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesaplamanın doğru yapılmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini ve vekalet ücretinin hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini ileri sürerek itiraz yoluna başvurmuştur.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağında kusur durumunun belirlediği, dosya içerisinde yer alan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve kaza tarihindeki yürürlükteki yönetmeliğe uygun düzenlendiği, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant ile yapılmasının doğru olduğu ancak vekalet ücretinin hesaplanacak vekalet ücretinin 1/5'i olarak hesaplanmasının gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulü ile vekalet ücretinin davalı lehine düzeltilmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti 10.04.2022 tarihli kararı ile kendileri lehine avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin 1/5’inden daha az olan 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile benzer sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmesine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
HMK'nın 266 ncı ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda hakem heyetince; dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusurunun olmadığı tespiti yer almakta olup hakem heyetince dosyada kusur raporu alınmadan, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranına göre hesaplama yaptırılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda hakem heyetince, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin, itirazları karşılayacak şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra çıkan sonucuna göre maddi tazminatın tespiti gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

3. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine,

Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.