Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden; atılı suçun mahiyeti gereği, sanıkların eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun ... olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ...'in temyizi yönünden; sanığa 15.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 09.02.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Katılan ... vekilinin temyizi yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... Bakanlığının temyiz isteği; sanıklar hakkında hapis cezasının ertelenmesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyerek Gümrük İdaresine vekâlet ücreti verilmesinin usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'in temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Suç tarihinde sanık ...'in sevk ve idaresinde yanında ...'nun bulunduğu aracın güvenlik güçlerince yol uygulamasında durdurulması sonucu yapılan önleme aramasında, 499 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmalarında; suça konu sigaraların bir kısmını içmek bir kısmını da satmak amacıyla aldığını ikrar etmiştir.
Sanık ... savunmalarında; olay günü halasının oğlu olan ...'in sigara almak için birlikte gitmeyi teklif ettiğini, Hassa tarafında bir köyden tanımadığı bir şahsın sigaraları getirdiğini, ...'in sigaraları yükleyerek yola çıktıklarını ve yolda kolluk görevlilerinin durdurduğunu beyan etmiştir.
Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirtilen 28.357,57 TL gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla airemiz kabulüne göre hafif kabul edildiği anlaşılmıştır.
... adına kayıtlı bulunan ve trafik sicili üzerine tedbir şerhi konulan ...plakalı nakil aracının 2009 model, Ford marka otomobil olduğu görülmüştür.
Nakil aracı yönünden düzenlenen 27.02.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; gizli bölme bulunmadığını, sigaraların aracın taşıma yükü kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığını, piyasa değerinin 27.000,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Malen sorumlu beyanlarında; sanıkları tanımadığını, adına kayıtlı olan ...plakalı aracın sahibi olduğu ........... oto kiralamada kiralanmak üzere bulundurduğunu, söz konusu aracı ...isimli
kişiye 23.02.2013 tarihinde kiraya verdiğini, ...ile harici olarak yaptığı görüşmede aracı akrabası olan sanık ...'e verdiğini ve kaçak sigaraları sanık ...'in yakalattığını söylediğini, olayla bir ilgisinin bulunmadığını söylemiştir.
A. Gümrük İdaresinin Temyizi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'in Temyizi Yönünden
Sanığa 15.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 09.02.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'in temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Nakil Aracı Yönünden
Sanık ...'in sürücüsü olduğu yanında ...'nun bulunduğu ...plakalı otomobil cinsi araçta suça konu eşyanın ele geçirildiği olayda; her ne kadar mahkemece aracın müsadere edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesi ile iadesine karar verilmiş ise de; eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen aracın değeri göz önüne alındığında, müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı ancak; eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmaması, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, malen sorumlunun nakil aracını ...a kiraya verdiğini, ...'in de akrabası olan ...'e aracı emanet olarak verdiğini sonradan öğrendiğini belirttiği, malen sorumlunun kira sözleşmesini dosyaya sunduğu cihetle; nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olması karşısında; nakil aracının iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Katılan ... Vekilinin, Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmünü Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, katılan ... yenine suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
E. Katılan ... Vekilinin, Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmünü Temyizi Yönünden
Sanık ...'in sürücüsü olduğu, yanında ...'nun bulunduğu ...plakalı otomobil cinsi araçta ticari miktarda kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilâmlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin olduğu 23.02.2013, iddianame düzenleme tarihinin 04.03.2013 olduğu,
Sanık ... hakkında, Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/389 Esas ve 2015/464 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 04.01.2013, iddianame düzenleme tarihinin 25.06.2014 olduğu ve mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeden 09.07.2015 tarihinde kesinleştiği gözetilerek,
Sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanık hakkındaki dosyaların incelenip, kesinleşen dosyanın ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Katılan ... yerine suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Gümrük İdaresinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...'in Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ...'in temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Nakil Aracı Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına yönelik hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Katılan ... Vekilinin, Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmünü Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde Gümrük İdaresine vekâlet ücreti verilmesine ilişkin bölümde "..." ibaresinin "..." olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
E. Katılan ... Vekilinin, Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmünü Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (E) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.