Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/341 Esas, 2015/938 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinekarar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, mağduriyetinin giderilmesi isteğine ilişkindir.

1. 20.05.2015 tarihinde ülkemize giriş yapmak üzere Sarp sınır kapısına gelen sanığın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak ...'ye ait kimlik bilgileriyle düzenlenmiş nüfus cüzdanını ve sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.

2. Kriminal rapor ile, suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu, aldatma kabiliyetini haiz olduğu kanaatine varılmıştır.

3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.

4. Mahkeme tarafından da suça konu belgelerin incelenerek niteliği konusunda gözlem yapıldığı görülmüştür.

5. Suça konu sahte belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulduğu anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan, İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/629 Esas ve 2014/119 Karar sayılı, ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 165 inci maddesindeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, UYAP üzerinden yapılan araştırmada, mahalinde bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp düşme kararı verildiği anlaşıldığından bu ilamın tekerrür uygulanmasına esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur.
Ancak,

3. Sanığın adli sicil kaydında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunması karşısında, en ağır cezayı içeren Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2013 tarihli ve 2012/453 Esas, 2013/700 Karar sayılı 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkumiyete ilişkin hükmün tekerrüre esas alınması zorunluluğunun, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/341 Esas, 2015/938 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrürü hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 8 inci bendin hükümden çıkartılarak yerine ''Sanığın, Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2013 tarihli ve 2012/453 Esas, 2013/700 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.