Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, genel arazi kadastrosu 19.10.2007 ilâ 19.11.2007 tarihlerinde; 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu ise 15.06.2007 ilâ 16.07.2007 tarihlerinde ilân edilmiştir.
2.Davacı ... ve ..., ... Asliye Hukuk Mahkemesine 19.02.2005 tarihinde ibraz ettikleri dilekçe ile davalı ...’e husumet yönelterek; anneleri ...’nin iki parça araziyi ...’e 16.06.1999 tarihinde yazılıp, 13.03.2004 tarihinde muhtarlığa tasdik ettirilen senetle sattığını; annelerinin senedin tanzim edilip satışın yapıldığı sırada temyiz kudretinin yerinde olmadığını; miras bırakan annelerinin vesayet altına alınması için ... Sulh Hukuk Mahkemesine 2005/153 E ... davayı açtıklarını, dava sonuçlanmadan annelerinin öldüğünü; miras bırakanları ...’nin, çocukları..., ve ...’a mirasını bırakmak yerine; damadı olan davalı ...’e satışının ayrıca muvazaalı olduğunu iddia ederek; taşınmazların devrine ilişkin sözleşmenin iptali ile terekeye dönmesine karar verilmesini, talepleri olan sözleşmenin iptaline karar verilmezse murisin işleminin tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; ...’nin kendisine yaptığı satışların geçerli olduğunu, Domuz ölen Mevkiindeki taşınmazın kendisi tarafından imar ve ihya edildiğini belirterek; 08.04.2005 tarihli ve 16.06.1999 tarihli zilyetlik devir senetlerine tutunarak davanın reddini savunmuştur.
... Kadastro Mahkemesi 12.07.2013 tarihli ve 2012/10 Esas, 2013/15 Karar ... kararıyla, davacının davasının kabulüne, 08.04.2005 ve 16.06.1999 tarihli satış senetlerinin iptaline, davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 105 ada 116 parsel ... taşınmazın davalı ... oğlu 1976 doğumlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 105 ada 115 parsel ..., 105 ada 114 parsel ..., 133 ada 27 parsel ... taşınmazlar ile aynı yer İsafakılar köyü 184 ada 59 parsel ... taşınmazın miras payları oranında muris ...'ün mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile bir kısım dahili davalılar ..., ..., ... ve.... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/3956 Esas - 2016/732 Karar ... kararı ile “aktarılan dava kapsamında kalan çekişmeli taşınmazların orman parseline komşu oldukları da dikkate alınarak Orman Yönetimi ile Maliye Hazinesi'nin davaya dahil edilmesi ve sonrasında yeniden keşif yapılarak orman ve zilyetlik koşullarının usulünce araştırılması gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası Hazine ve Orman İdaresi asli müdahil olarak davaya dahil edilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda çekişmeli 133 ada 27 ve 105 ada 114 parsellerin dava ve tespit tarihi itibarı ile davanın tarafı gerçek kişilerin miras bırakanı ...’ün terekesinde olduğu; taşınmazın kadim ziraat arazisi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; 133 ada 27 parselin incirlik ve zeytinlik vasfı ile bilirkişi raporunda belirlenen 179,31 m² olarak; 105 ada 114 parselin incirlik ve zeytinlik vasfı ile bilirkişi raporunda belirlenen 3.594,64 m² olarak tespit ve ... varisleri adına ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/318 Esas, 321 Karar ... mirasçılık belgesindeki payları oranında tespit ve tapuya tesciline; çekişmeli 105 ada 116 parselin dava ve tespit tarihi itibarı ile davanın tarafı gerçek kişilerin miras bırakanı ...’ün terekesinde olmadığı; taşınmazın kadim ziraat arazisi olduğu, eski maliklerden mirasen ve devren intikalle ...’e geçtiği; ortak miras bırakan tarafından sağlığında Oğlu ...’e verildiği, ...’ın da oğlu ...’e verdiği, ...’nın da davalı ... ve ...’nin oğlu ...’e satarak zilyetliği devrettiği gerekçesiyle incirlik ve zeytinlik vasfı ile bilirkişi raporunda belirlenen 5.043,32 m² olarak davalı ... ve Naciye oğlu 1976 doğumlu, ... adına tespit ve tapuya tesciline; çekişmeli 184 ada 59 parselin zeytinlik vasfıyla; 105 ada 115 parsel ... 8.475,30 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ise dava ve tespit tarihi itibarı ile davanın tarafı gerçek kişilerin miras bırakanı ...’ün terekesinde olmadığı; taşınmazın kadim ziraat arazisi olduğu, eski maliklerden mirasen ve devren intikalle ...’e geçtiği; ortak miras bırakan tarafından sağlığında kızı ...’ün eşi ...’e 16.06.1999 tarihli ve 08.04.2005 tarihli muhtarlık tasdikli; senetlerin tanzim tarihinde meri olan mülga 818 sy BK’nun 14 ve 15. maddelerine, 1086 ... Usul Kanun'un 297 nci maddesine ve 12.02.1930 tarihli ve 28/30 ... İBK kararına uygun ve geçerli senetlerle satarak zilyetliğini devrettiği, bu senetlerin doğru olduğu ve tanzim tarihinde satıcı ...’nin akıl sağlığının yerinde olduğunun senet şahitleri ve köy ihtiyar heyetince teyit edildiği gerekçesiyle davanın reddi ile; davalı ... varisleri adına veraset belgesindeki payları oranında tespit ve tapuya tesciline karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacısı ... vekili ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı ... vekili; reddine karar verilen 105 ada 115 ve 116 ile 184 ada 59 parsellerin muris ... uhdesinde bulunduğu ve usulünce taksime tutulmadığı, bu hususta Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğini, çekişmeli tüm parsellerin orman vasfında olduğu ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, buna rağmen gerçek kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... İdaresi vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğini, çekişmeli taşınmazların hem evvelinde hem eylemli durum itibariyle orman olduğunu, ormanların zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmamasına rağmen Mahkemece gerçek kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri, 3402 ... Kanun'un 13,14,15,16,17,18,19,29,30 uncu maddeleri.
1. Taraf vekillerince 105 ada 115,116 ve 133 ada 27 parsellere yönelik yapılan temyiz incelemesinde; mezkur taşınmazların eski tarihli belgeler üzerinde yapılan araştırma ve inceleme sonucu orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve satış senetlerinin uygulanması suretiyle yapılan inceleme sonucunda zilyetlikle iktisap koşullarının davalılar lehine gerçekleştiğinin belirlenmiş olmasına ve 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bu parseller yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı ... Orman İdaresi vekillerince 105 ada 114 parsele yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
a.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalıların aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Mahkemece yukarıda (IV.B.) bendinde açıklanan nedenlerle taşınmazın orman vasfı taşımadığı ve kök muris ...'nin terekesinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamı ile yasal düzenlemelere uygun bulunmamaktadır. Zira, bozma sonrası yeniden yapılan keşif sonrası harita mühendisi bilirkişilerin sunduğu 14.05.2019 tarihli rapora ekli krokilerde; orman tahdit haritası uygulamasında taşınmazın tamamının tahdit dışında bırakılmış olduğu, çekişmeli taşınmazın güney ve kısmen doğusunun 1953 yılı hava fotoğrafında kapalı gözüktüğü, parselin %50'lik kısmının doğu sınırında bulunan orman ile bütün olarak göründüğü belirtilmiş; orman mühendisi tarafından sunulan 20.06.2019 tarihli raporda ise; 1953 yılı hava fotoğrafında taşınmazın güneybatı kısmı ile orta kısmında yaklaşık 1.000 metrekarelik bölümünde koyu renkli seyrek ve dağınık saçlı ... ağaçlarının bulunduğu, diğer kısımlarının ise gri renkli tarla vasfında olduğun belirtilmiştir. Öyleyse mahkemece, fen ve orman bilirkişi heyetinden taşınmazın 1953 yılı hava fotoğrafında orman emvaliyle kapalı bölümlerinin ayrı ayrı harflerle gösterildiği rapor ve krokisi düzenlettirilerek; bu bölümlerin Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3. Davacı ... ile Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından 184 ada 59 parsele yönelik yapılan temyiz incelemesine gelince; Mahkemece yukarıda (IV.B.) bendinde açıklanan nedenlerle taşınmazın orman vasfı taşımadığı ve satış senedi ile zilyetlik devri suretiyle davalı ... adına iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddi ile tespit maliki ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamı ile yasal düzenlemelere uygun bulunmamaktadır. Zira, bozma sonrası yeniden yapılan keşif sonrası harita mühendisi bilirkişilerin sunduğu 14.05.2019 tarihli rapora ekli krokilerde; orman tahdit haritası uygulamasında taşınmazın tamamının tahdit dışında bırakılmış olduğu, çekişmeli taşınmazın tamamının 1953 yılı hava fotoğrafında kapalı ve orman olarak gözüktüğü belirtilmiş; orman mühendisi tarafından sunulan 20.06.2019 tarihli raporda ise; 1953 yılı hava fotoğrafında taşınmazın koyu renkli makilik alan olarak gözüktüğü, içerisinde ince yapraklı zeytin ve menengiç ağaçları ile çalı formunda pırnal meşeleri bulunduğu belirtilmiştir. Öyleyse mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilmek suretiyle Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (V.C.3.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 105 ada 115,116 ve 133 ada 27 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden ONANMASINA,
Yukarıda (V.C.3.2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 105 ada 114 parsele ilişkin hükme yönelik davalı ... Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yukarıda (V.C.3.3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 184 ada 59 parsele ilişkin hükme yönelik, davalı ... Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.