Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Erciş Devlet Hastanesinde 10.11.2006 tarihinde yapılan laparoskopi malzemeleri alım ihalesinde davalıların müvekkili idareyi 72.534,00 TL zarara uğrattıklarını, laparoskopi sarf malzemelerinin yaklaşık maliyetini belirlemek için Uz. Dr. ..., Hastane Müdür Yardımcısı i ve Şef ...'ın görevlendirildiğini, yaklaşık maliyetin tespiti için Van'daki hastanelere fiyat sorulduğunu, hastanelerin bir kısmının böyle bir alım yapmadıklarını bildirdiğini, diğer hastanelerden cevap gelmeden yaklaşık maliyetin belirlendiğini, 2006 yılı tedavi yardımına ilişkin uygulama tebliğinde laparoskopi sarf malzemelerin kurumlara fatura edileceği en yüksek fiyatın belirlendiği halde bu fiyatın değerlendirilmeye alınmadığını, sadece beş firmadan fiyat alındığını, bir firmanın verdiği fiyatın dikkate alınmayarak dört firmanın verdiği fiyata göre yaklaşık maliyetin belirlendiğini, söz konusu laparoskopi sarf malzemelerinin azami fiyatı 83.230,00 TL olduğu halde ayrıntılı ve gerçekçi araştırma yapılmadığından yaklaşık maliyetin 315.184,20 TL olarak belirlendiğini, hastane müdürü ...'ın yaklaşık maliyetin gerçekçi olup olmadığını araştırması gerekirken araştırmadan ihale yetkilisinin onayına sunduğunu, dava dışı iki firma tarafından laparoskopi sarf malzemeleri için hazırlanan teknik şartnamede rekabetin engellediğine dair dilekçe verildiğini, ihale yetkilisi Op. Dr. ...'nun bu dilekçeleri ihale komisyonuna vermeyerek ihaleyi onayladığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 72.534,00 TL' nin ödeme tarihi olan 24.12.2006 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar Kazım Bilici, ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin usulüne uygun şekilde ihaleyi yürütmek için bütün çaba ve gayreti gösterdiklerini, müvekkillerine atfedilecek kusur ve sorumluluk olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından aynı nedenle daha önce açılan dava hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, karar henüz kesinleşmemiş ise derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, ihale sonucunda kamunun zarara uğramadığını, dava konusu olaya ilişkin müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini ve verilen kararın kesinleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu olay nedeniyle ceza mahkemesinde yargılandığını ve beraatine karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı bir kararları, bir işlemleri veya eylemleri sonucunda oluşmuş bir kamu zararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların ceza davasında beraat ettikleri ifade edilerek kasıt kusur veya ihmallerinden kaynaklanan bir kamu zararı bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini, ancak ceza mahkemesince verilen kararın hukuk hâkimini bağlamadığını, ceza davasında isnat edilen suçların sübut bulmamasının davalıların idari ve mali konulardaki sorumluluklarını ortadan kaldırmadığını, 2006 yılı Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliğinde belirlenen fiyat ile yaklaşık maliyet bedeli arasında fahiş fark olduğunu, aradaki farkın davalıların kasıt, kusur veya ihmaline dayanmamasının olası olmadığını, bu hususu mahkemenin yeterince gerekçelendirmediğini, ihaleye sadece bir firmanın katılacağı şekilde şartname düzenlenmesi, mevcut haliyle ihalenin kamu zararına neden olacağına ilişkin şikayet dilekçelerinin ihale komisyonuna verilmemesi, gerçekçi bir araştırma yapılmadan yaklaşık maliyet belirlenmesi gibi konuların davalıların görevin gerektirdiği özeni göstermediklerini ve bu nedenle kamu zararına sebep olduklarını ortaya koyduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın esastan reddedilmesi karşısında her bir davalı lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72 nci maddesine göre hukuk hakiminin ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında tamamen bağımsız olmadığını, ceza mahkemesince belirlenen maddi vakıalar ile hukuk hakiminin bağlı olduğunu, ceza mahkemesinin beraat kararları ve hükme esas alınan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde davalıların sorumluluklarının bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibarıyla reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ancak Dairenin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maddi tazminat istemlerinin tümden reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedileceğinin düzenlendiği, bu durumda Dairenin karar tarihi itibarıyla maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılarak vekalet ücreti yönünden düzeltildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, Erciş Devlet Hastanesinde görevli olan davalılar tarafından gerçekleştirilen laparoskopi malzemeleri alım ihalesinde davacı kurumun zarara uğratılması iddiasına dayalı kurum zararının tazmini istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davalılar tarafından gerçekleştirilen ihalede mevzuata aykırı bir işlem bulunmadığının ve kamu zararı oluşmadığının ceza mahkemesi kararları ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporundan anlaşılmasına, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... yararına belirlenen vekalet ücretinde isabetsizlik olmaması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Davalı (...):
269,85 TL 0.H.
59,30 TL P.H.
210,55 TL Kalan