İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2020/284 Esas, 2020/1939 Karar sayılı kararının, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

A. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Davacı vekilinin yokluğunda verilip 19.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 16.09.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Davalı vekili, yokluğunda verilen hükme karşı, davacı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliği üzerine süresinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin sebeplerini bildirerek temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı tarafın temyiz isteminin, esasen davacı tarafın temyiz istemine bağlı olarak doğan tamamlayıcı temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu, bu kapsamda, davacı taraf açısından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunması sebebiyle davacı tarafın temyiz istemine bağlı olarak davalı tarafın katılma yoluyla hükmü temyiz etmesinin mümkün olmaması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.