Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/117 Esas, 2016/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi talebine ilişkindir.

1. Sanığın borçlu olduğu ... adlı kişiye borcuna karşılık 60.000,00 TL bedelli bono tanzim ettiği ve eşi...’i de kefil olarak gösterip eşi yerine kendisinin imzaladığı, senet bedelinin ödenmemesi nedeniyle... hakkında Muğla 1. İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibine başlanıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.

3. Mahkemece suça konu senet aslının, sanığın hazır bulunduğu 09.09.2015 tarihli celsede incelendiği ve özellik ile unsurlarının tutanağa geçirildiği ancak aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda görüş açıklanmadığı ve belge aslının denetime imkan verecek şekilde dava dosyasına eklenmediği belirlenmiştir.

4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

1. Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği nazara alındığında; suça konu belge üzerinde Mahkemece yapılan gözlemde, belgenin resmi evrak niteliğinde kabul edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığının ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının hükümde tartışılmadığı ve bu konuda kanaat açıklanmadığı tespit edilmiştir. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin Hâkime ait olduğu dikkate alınarak Mahkemece suça konu belge aslının aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, zorunlu yasal unsurları taşıyıp taşımadığının belirlenmesi ve belge aslının denetime olanak verecek şekilde dava dosyasına eklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabul ve uygulama yönünden;

a. Sanığın eşi... aleyhine başlatıldığı anlaşılan icra takibinin akıbetinin araştırılması, sanığın, katılan ...'ın suç nedeniyle herhangi bir zararının bulunup bulunmadığı varsa, uğradığı zararın giderip gidermediğinin belirlenmesi, neticesinde güncel adli sicil kaydına göre herhangi bir sabıkası bulunmayan, lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunan ve suçun sübutu hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul eden, eylemi her aşamada samimi şekilde ikrar eden ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan ve takdiri indirim sebebi uygulanan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği erteleme veya 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

b. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/117 Esas, 2016/36 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.