Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2012/281 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın katılan mağdure lehine bozulmasını talep eden süre tutum dilekçesi sunmuştur.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkeme kararını temyiz ettiklerini belirten süre tutum dilekçesi sunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi: "Sanık ve mağdurenin arkadaş oldukları, sanığın mağdureye, ayrılmamak için cinsel ilişkiye girmeliyiz teklifi üzerine, mağdurenin teklifini kabul ettiği, sanığın akrabası olan ... ... nin kiracı olarak oturdukları eve giderek kimsenin bulunmadığı sırada sanık ve mağdurenin kendi rızaları doğrultusunda normal yoldan cinsel ilişkiye girdiklerini, ilişki sırasında mağdurenin kızlığının bozulduğu, mağdurenin 24.02.1997 tarihli mernis doğum tutanağına göre mağdurenin hastane doğumlu olduğu, mağdure de tespit edilen depresif bozukluğun erken yaşta cinsel deneyim yaşaması ya da olay sonrasında gelişen psikososyal stres ya da çatışmalar nedeniyle ortaya çıkabileğinin bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının 16.10.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiği, sanığın mağdureye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçundan cezalandırılması gerektiği, lehe kanun değerlendirmesinde, 28.06.2014 yürürlük tarihli 6545 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası TCK'nın 103/2 maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının 8 yıldan 16 yıla çıkarılması nedeniyle sanık hakkında temel ceza tayini yönünden lehe olan, değişiklik öncesi TCK'nın 103.madde hükümleri uygulanmıştır. Mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair her türlü kuşkudan uzak kesin bir tespitin yapılamadığından TCK'nun 6545 sayılı yasa ile değişiklikten önceki 103/6 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığa verilen cezanın miktarı itibariyle verilen cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığın 15 yaşından küçük çocuk yaşta olan mağdureye cinsel amaçla hürriyeti tahdit suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan cezalandırılmasına, sanığın bu suçtan verilen cezanın miktarı gözönüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş" gerekçesi ile hüküm kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2012/281 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.