Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği;savunmasında suçu ikrarının hukuka aykırı olarak alındığını, ikrarın delil olmadığını, raporun yeterli olmadığı gibi sebeplere ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanığın sahte para tedavüle koyduğu iddiasına ilişkindir.

2. 23.02.2016 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı içeriğinde pazar yerinde sahte para olayının oluğunu ihbarı üzerine olay mahalline gidildiğinde sanığın yakalandığı katılana verdiği 100,00 TL sahte paranın muhafaza altına alındığı, sanığın yapılan üst aramasında aynı seri numaralı 1 adet 100,00 TL'nin de üzerinde ele geçirildiği anlaşılmıştır.

3. Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Denizli Şubesinin 10.03.2016 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile ele geçen paraların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.

1. Sanığın ikrar içeren savunması, ... Bankası raporu, olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, mağdur ve tanık beyanı ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, sanığın mahkumiyetine yeterli delil elde edildiği ... Bankası raporunun hukuka uygun olduğu ve sanığın Mahkeme huzurunda da atılı suçu ikrar etmiş olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.