İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Eskişehir 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında suç üstlenme suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükme yapılan itirazın Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 31.07.2019 tarih ve 2019/1630 Değişik İş sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.10.2021 tarihli ve 2021/12926 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2021 tarihli ve KYB-2021/132298 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2021 tarihli ve KYB-2021/132298 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. maddesindeki “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki emredici düzenleme uyarınca, sanığın yüzüne karşı verilen Eskişehir 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2019 tarihli kararının, sanık müdafiinin yokluğunda verilmiş olması nedeniyle, anılan kararın sanık müdafiine 22.07.2019 tarihinde UETS aracılığı ile tebliğ edilmesini müteakip, 27.07.2019 tarihinde otomatik olarak okunmuş sayıldığı, bu halde sanık müdafii tarafından verilen 23.07.2019 havale tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde itiraz edildiği nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği, bu karara yönelik itirazın esastan incelemesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. maddesi;
"Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır."
5271 sayılı Kanun'un 231/12 madde ve fıkrasın da ise;
(Değişik: 28/3/2023-7445/21 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. İtiraz mercii, karar ve hükmü inceler; usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, gerekçesini göstererek karar ve hükmü kaldırır ve gereğinin yapılması için dosyayı mahkemesine gönderir. Şeklinde düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Eskişehir 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli kararının sanığın yüzüne karşı ancak sanık müdafiinin yokluğunda verilmiş olması karşısında sanığın süre tutum niteliğindeki dilekçesi üzerine gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ gerektiği, 22.07.2019 tarihinde elektronik tebliğ aracılığı ile yapılan tebliğatın, 27.07.2019 tarihinde otomatik olarak tebliğ edilmiş sayıldığı, bu suretle 29.07.2019 havale tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde karara itiraz edildiğinin kabulü gerektiğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itirazın incelemesi gerektiği gözetilmeden itirazın süresinde olmadığından bahisle red kararı verilmiş olması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 31.07.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.