Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ..., karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1898 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine ait olup davalı tarafından haksız şekilde kullanıldığını ve ihtarnameye rağmen işgalin devam ettiğini belirterek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili ön inceleme duruşmasında; davalının haksız işgalci olmadığını, yerin 2018 yılında davacıdan kiralandığını, kira bedelinin 31.01.2018 tarihinde banka aracılığıyla ödendiğini ve kanola bitkisinin 2019 yılında hasat edilerek dava konusu tarladan el çekildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalının kullanımının haklı ve geçerli nedene dayanmadığı, dava tarihinden sonra müdahalenin sonlandırıldığı, davacının 2017 yılı için davalıdan ecrimisil talebinde bulunmakta haksız olduğu, 01.01.2018 - 01.12.2018 dönemlerine ait ecrimisil yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu ve 02.12.2018 tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil hesaplaması yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, yerin 2018 yılında davacıdan kiralandığını, kira bedelinin 31.01.2018 tarihinde banka aracılığıyla ödendiğini, kanola bitkisinin 2019 yılında hasat edilerek dava konusu tarladan el çekildiğini, ekimin davacının rızası ve kira bedelinin ödenmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin haksız işgalci olmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ödenen bedelin hesaplanan ecrimisil miktarından düşürülmediğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;

1. Davacının dava konusu taşınmazı 2017 yılında haricen satın aldığı, 2018 yılında tapuda adına tescil ettirdiği ve ihtarname keşide ederek davalının taşınmazı terk etmesini istediği,

2. Davalının (kendi beyanı ile sabit olduğu üzere) 2018-2019 hasat döneminde kanola bitkisi ekimi yaparak taşınmazdaki faaliyetini sürdürdüğü ve 2019 yılı hasat dönemi sonrası taşınmazı terk ettiği,

3. Kanola bitkisinin hasat döneminin Haziran ayı olduğu ve tarla niteliğindeki taşınmazın davalı tarafından zirai faaliyette bulunmak suretiyle tasarruf edildiği,

4. Taşınmazın 2018-2019 hasat döneminde kullanmasını haklı kılacak sözleşme bulunduğuna dair dosyada davalının iddiasını destekleyen bir delil olmadığı,

5. Davalının 2018 Ocak ayında davacıya 1.200,00 TL kullanım bedeli ödediği,

6. Ödeme makbuzunda ödemenin hangi yıla ve neye ilişkin olduğuna dair bir açıklama bulunmadığı,

7. Davacının keşide ettiği ihtarnamede ilgili ödemenin 2017 hasat dönemine ilişkin olduğunun beyan edildiği ve aksine delil bulunmadığından davalı tarafından yapılan ödemenin 2017 hasat dönemine ilişkin olduğunun kabulü gerektiği,

8. Yapılan ödemenin dava konusu dönem için taraflar arasında geçerli bir hukuki ilişki bulunduğunu kabule yeterli olmadığı,

9. İhtarnamede davacının davalıya 2018 itibarıyla taşınmazı kiralamayacağını bildirdiği,

10. Davalının dava açıldıktan sonra taşınmazı terk ettiği,

11. Davalının ihtarnamenin tebliğ tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre için hesaplanan ecrimisilden sorumlu tutulması gerektiği ve ödemenin dava konusu döneme ilişkin olmaması nedeniyle mahsubunun da gerekmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşmasındaki açıklama, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Uyuşmazlık el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü ve 995 inci maddeleri.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.