Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İstinaf başvurusunun esastan reddi

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 08.12.2020 tarihli, 2020/1015 Esas, 2020/1091 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/34 Esas – 2018/352 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 16.02.2016 - 24.03.2016 tarihleri arasında 37 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 18.12.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;

Davacının 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, İlk Derece Mahkemesince 1.638.17 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup;

Davacı hakkında maddi tazminat hesaplaması yapılırken, gözaltı tarihi olarak beyan edilen 15.02.2019 tarihinden hesaplama yapılmışsa da; dosya kapsamındaki evraklar incelendiğinde gözaltına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığına dair resmi yazışmaların tespit edildiği, bu kapsamda tazminat hesabının tutuklama tarihi olan 16.02.2019 itibariyle yapılması gerekirken, bir (1) gün fazla olacak şeklide hesaplanmış olması temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 08.12.2020 tarihli, 2020/1015 Esas, 2020/1091 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddine" dair hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2 nci madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA; bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile değişik 304/2 nci maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE;

19.02.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.