Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Lapseki Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.07.2008 tarihli iddianamesi ile sanığın, mağdurlara yönelik eyleminden ötürü cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Lapseki Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı suçun Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
3.Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli kararı ile sanığın, katılan mağdur ...'a yönelik eyleminden dolayı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine, katılan ... ve ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
4. Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/21782 Esas, 2021/8281 Karar sayılı kararı ile katılan ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin "...somut olayda, sanığın her üç mağdureyi gezdirme bahanesiyle at arabasına bindirdiği, at arabasını sürmek için yanına oturan Aynur Deniz'in bacaklarına ve cinsel organına dokunduğu, yolda inmek istemelerine rağmen mağdureleri indirmeyip kendi bahçesine götürdüğü, mağdurelerin bahçeden kaçmak istedikleri sırada elinde bulunan kamçıyı gösterip, mağdurelere "laf dinleyin her hangi bir yere kaçmayın" diye bağırıp korkutarak gitmelerine izin vermediği, bir süre erik toplattıktan sonra mağdureleri tekrar at arabasına bindirip geri getirdiği, dönüş yolunda da yine mağdure Aynur Deniz'i yanına oturtup aynı şekilde bacağına ve cinsel organına eliyle dokunduğu, akabinde evlerine uzak bir yerde mağdureleri bıraktığı yapılan yargılama, mağdurelerin aşamalarda değişmeyen birbirleriyle uyumlu beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın eylemine uyan TCK'nun 109/2, 3/a-f, 5,43/2-1; maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/660 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
1.Dava konusu olay, sanığın 15 yaşından küçük üç çocuğu gezdirme bahanesiyle at arabasına bindirdiği, at arabasını sürmek için yanına oturan katılan ...'in bacaklarına ve cinsel organına dokunduğu, yolda inmek istemelerine rağmen mağdurları indirmeyip kendi bahçesine götürdüğü, mağdurların bahçeden kaçmak istedikleri sırada elinde bulunan kamçıyı gösterip, mağdurlara "laf dinleyin her hangi bir yere kaçmayın" diye bağırıp korkutarak gitmelerine izin vermediği, bir süre erik toplattıktan sonra mağdurları tekrar at arabasına bindirip geri getirdiği, dönüş yolunda da yine mağdur ...'i yanına oturtup aynı şekilde bacağına ve cinsel organına dokunduğu, akabinde evlerine uzak bir yerde mağdurları bıraktığı ve bu şekilde sanığın katılan ...'e, ...'a ve Simay'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlilerince hazırlanan olay yeri inceleme raporu ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporu dosyada mevcuttur.
3. İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarih bozma ilamına uyularak karar verildiği anlaşılmıştır.
1.Somut olayda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri ve beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek ceza üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde 109 uncu maddenin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri uyarınca belirlenen hapis cezası üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Dava dosyası kapsamına göre, sanığın savunmaları, mağdurların anlatımları, Yargıtay bozma ilamı ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik olmadığından, sanığın suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanığın diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/660 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.