Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık hakkında mağdurlara yönelik bir kısım eylemleriyle ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilişkin kararların itiraz edilmeden kesinleştiği, bunlar yönünden yapılacak işlem olmadığından, sanığın mağdur ...'a yönelik 18.09.2012 tarihli, mağdur ...'a yönelik Temmuz 2012 tarihli ve mağdur ...'e yönelik Mayıs 2012 tarihli eylemiyle ilgili olarak erteli mahkumiyet kararlarına yönelik olarak yapılan incelemede,

Sanığın mağdur ...'a yönelik 2012 yılı Temmuz ayındaki yağma eylemini, silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza uygulaması yapılması gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı isede; karşı temyiz olmadığından, dosyaya yansıyan bilgilere ve sonuç olarak hükmedilen ceza ve uygulamaya göre de, tebliğnamenin 2 nolu bendindeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş,

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede eleştiri dışında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından zorunlu savunman ücretinin sanığa yükletilmesine ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.