Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı alacaklı vekili, takibe konu senetteki adreste 15/01/2014 tarihinde yapılan haciz sırasında ...'ın istihkak iddiasında bulunduğunu, haczedilen menkullerin borçlu ...'a ait olduğunu iddia ederek 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi, menkullerin kendisine ait olduğunu, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu vekili, malların tamamının davalı 3. kişi ...'a ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borçlu adına iki kez çıkartılan ödeme emri tebligatının haciz yapılan ve bonodaki adreste muhatabın çarşıya gitmiş olması nedeniyle Fatma Kandemir'e yapıldığı, haciz yapılan adreste, 3. kişi ...'ın cafe-bar işlettiği, faaliyetine 20/01/2011 tarihinde başladığı, halen bu adreste faaliyet gösterdiği, borçlunun ise 23/06/1994 tarihinden 04/05/2004 tarihine kadar nakliyecilik işiyle uğraştığı, 04/05/2004 tarihinden 09/12/2005 tarihine kadar da servis işletmeciliği yaptığı, ayrıca 24/12/2002 tarihinden 31/05/2010 tarihine kadar bilet satış komisyonculuğu yaptığı, davacı alacaklının borçlunun haciz yapılan adreste faaliyet gösterdiğini ve haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. vd. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi talebiyle açılmıştır.
Dava konusu haciz, 15.01.2014 tarihinde, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve takibe konu bonoda yazılı adreste yapılmıştır. Buna göre, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davalı 3.kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
./.
Davalı 3. kişinin dayandığı, borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıyan ayırt edici özellikleri bulunmayan faturalar, işyeri çalışma ruhsatı, canlı müzik izin belgesi, kasa fişi gibi belgeler ve borcun doğumundan önceki tarihli alkollü içki satış izin belgesi, ticaret odası kaydı, vergi levhası temini her zaman mümkün belgelerden olup, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler ve bu belgeler mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.