Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, 11.11.2008 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin yapıldığı adresin borçlu ile bir ilgisi bulunmayıp müvekkilinin ikametgah adresi olduğunu, mahcuzların tarihi eser niteliğinde olup, 2863 sayılı Kanun'a uygun olarak borçludan satın alındığını, 26.01.2004 tarihli protokol ile müvekkiline devredildiğini, bu devrin ... bildirildiğini ve envanterinin bulunduğunu, haczedilen malların müvekkilinin ikamet adresi olan evin bütünleyici parçası olduğunu, bütünleyici parçanın asıl maldan ayrı haczedilemeyeceğini, bu durumun...Hukuk Mahkemesi'nin 2002/119-120 sayılı kararı ile de belirlendiğini, söz konusu yedi adet eserin tarihi eser ve kültür varlığı sıfatına sahip olması nedeniyle haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının taşınabilir ...sahibi olmasının haczedilen malların kendisine ait olduğu sonucunu doğurmayacağını, tereke dosyası içerisindeki Müze Müdürlüğü cevabının davacı iddialarını çürüttüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre...'nün 15.10.2010 tarihli yazısı uyarınca, hacze konu tarihi eserlerin ...envanterine kayıtlı bulunduğu, hacze konu menkullerin tarihi eser niteliği taşıdığı ve istihkak davasına konu edilemeyeceği ve davacı tarafça ... cevabi yazısının aksine hacze konu menkullerin davacı yana aidiyetini içerir kesin ve güçlü deliller ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, toplanan deliller, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davaya konu 11.11.2008 tarihli haciz tutanağı ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre dava konusu menkullerin davacıların mirasbırakanı ... ait taşınmazın içerisinde bulunduğu, tereke dosyasındaki 19.01.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre de, dava konusu eserlerin taşınmazda taşıyıcı unsur ve süsleme öğesi olarak duvarlarda kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu bilgilere rağmen Mahkemece, mahcuzların taşınmazın bütünleyici parçası olup olmadığı, haczedilmesi ve taşınmazdan ayrılması durumunda tahribat görüp görmeyecekleri hususunda bir araştırma yapılmamıştır. Bu sebeple, öncelikle; aralarında arkeolog ve sanat tarihçisinin de bulunduğu bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, mahcuzların taşınmazın bütünleyici parçası olup olmadığı, haczedilmesi ve taşınmazdan ayrılması durumunda tahribat görüp görmeyecekleri konusunda rapor alınması gerekmektedir.
Ayrıca; mahcuzların tarihi eser niteliğinde olup olmadığı, bu doğrultuda hacze ve satışa konu olup olmayacakları hususlarının 2863 sayılı ... Kanunu ve bu Kanun'un Uygulanmasını Gösterir Yönetmelik hükümleri de nazara alınıp, mer'i mevzuat hükümleri dairesinde tartışılarak, bundan sonra dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.