Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait işyerinde 07/07/2012-25/12/2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdine işveren tarafından haksız bir şekilde son verildiğini beyan ederek, yol ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının mazeretsiz olarak işyerine gelmemesi üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-g maddesi uyarınca feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Yargılama sırasında alınan 10.10.2014 tarihli rapora davalı tarafından "yol ücretinin aylık ücrete dahil edildiği" belirtilerek itiraz edilmiş itiraz üzerine 30.01.2015 tarihli ek raporda yol ücreti dahil edilmeden yeniden hesaplama yapılmıştır. Dosyadaki belgelerden davacının daha önce ödenen yol ücretinin 01.01.2013 tarihinden itibaren brüt ücrete katıldığı ve davacının işverenin teklifini kabul ettiği anlaşılmaktadır. İşveren teklifinin işçi tarafından yazılı olarak kabulü karşısında kök rapordaki hesaplamaların hatalı olduğu ve ek raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş 30.01.2015 tarihli ek rapor esas alınarak hüküm kurmaktır. Mahkemece yol ücretinin kaldırılıp yerine 120,00 TL olarak brüt ücrette artış yapıldığı hususunun gözden kaçırılması hatalıdır.

3- Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.