Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı iş yerinde 08.09.2013 - 21.02.2014 tarihleri arasında en son saha yönetim uzmanı olarak çalıştığını, sürekli olarak şehir dışı görevlere gittiğini, gece geç saatlere kadar çalıştığını, davacının haftada en az 3 gün şehir dışı göreve gittiğini ve genelde 08.00 - 23.00 saatleri arasında çalıştığını, hatta bir mesai kavramı olmadığını ve 7/24 hazır olmalarının istendiğini, ancak davacının fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek; fazla mesai ücretinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının iş yerinde fazla mesai yapmadığını, davacıyla yapılan sözleşmede fazla mesai yapılması konusunda taahhüdünün alındığını, davacının ücretinin içerisinde fazla mesai ücretinin de yer aldığını, davacının imzalı ücret bordrolarının aksini yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla mesai yapıp yapmadığı, yapmış ise karşılığı ücretlerin ödenip ödenmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Olağan dışı çalışma iddiasında bulunan davacı, bu iddiasını ispat etmekle mükelleftir. Somut uyuşmazlıkta; davacı ispat için 3 tanık dinletmiş olup, bu tanıkların üçününde işverene karşı dava açtığı yani husumetli olduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle, işverene karşı davası bulunan davacı tanıklarının beyanlarına ihtiyatla yaklaşılmalıdır.
Davacı dava dilekçesinde, kural olarak işyerindeki mesainin 08: 00-17: 00 saatleri arasında olduğunu açıkladıktan sonra özellikle, şehir dışına gittiği zamanlarda bu mesai saatlerine uyulmadığını, dönüş saatinin ortalama saat 23: 00’ü bulabildiğini ve en az haftada 3 gün şehir dışına gittiğini açıklamıştır.Bilirkişi ve mahkemenin mesaiye kalınan günler bakımından saat 20: 00’ye kadar çalışıldığı şeklindeki belirlemesi davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Davacının hafta da 3 gün şehir dışına çıktığı şeklindeki açıklaması ve şehir dışına çıkmadığı zamanlarda fazla mesai yapıldığına ilişkin ispat bulunmaması karşısında, davacının haftada 5 gün çalıştığı, bu çalışma günlerinde şehir dışında olduğu haftada 3 gün boyunca 08: 00-20: 00 saatleri arasında çalıştığı, şehir dışına çıkmadığı diğer 2 gün ise, normal mesaisine göre 08: 00-17: 00 saatleri arasında çalıştığının kabulü dosya kapsamına uygun olacaktır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında ara dinlenme süreleri de düşüldüğünde davacının haftada 2,5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai ücretinin yeniden hesaplanması için hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Hüküm altına alınan fazla mesai ücreti alacağının net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.