Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı - karşı davalı Hazine vekili, davacı ... vekili, davacı ... vekili, müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sonucu, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan, 12,39,40,41,42,60,193,341,346,349,350,364,370,388,393,400,401 parsel ... taşınmazlar, bir kısmı tarla ve bir kısmı ham toprak vasfıyla, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden Maliye Hazinesi adına tespit edilmiş; davacı ..., 12,39,40,41,42,60,193,341,346,349,350,370,388,393,400 ve 401 nolu parseller yönünden, davacı ... 12,39,364 ve 393 nolu parsel yönünden, davacı ... ... 39 nolu parsel yönünden, davacı ... ... 393 nolu parsel yönünden, taşınmazların dedelerinden kalan Kanuni Sani 313 tarihli ve 141,142,143 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldıkları iddiasıyla tapu kapsamındaki hisseleri oranında; davacı ... Onar 40 nolu parsel yönünden, davacı ... 41 nolu parsel yönünden, davacı ... ... 193 nolu parsel yönünden, davacı ... 341 nolu parsel yönünden, davacı ... ... 349 ve 350 nolu parseller yönünden ve davacı ... Doğan ise 364 nolu parsel yönünden, imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, kadastro tespitine itiraz etmişler ve ayrı ayrı açtıkları davalarda taşınmazların kendi adlarına tapuya kayıt ve tescilini talep etmişler; ayrıca dava konusu 400 parsel ... taşınmaza ait kadastro tutanağı, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu şerhi düşülerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Aynı çalışma alanındaki 345,347,348,351,352,353,354,355,356,357,358,360,361,362,363,365,366,367,368,369,371,372,373,374,375,376 377,378,379,382,383,384,385,386,387,389,390,391,392,394,395,396,397,398,399,402,404 parsel ... taşınmazlar, tarla vasfıyla Kanuni Sani 313 tarih 141,142,143 nolu tapu kayıtlarına istinaden 1 payı ...adına, 1 payı ... mirasçıları adına olacak şekilde tespit edilmişler; yapılan tespitlere Hazine vekili, bir kısım parsellerin tapu kayıt miktar fazlası olduğu iddiasıyla, bir kısım parsellerin orman vasfı taşıdığı iddiasıyla ve bir kısım parsellerin ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan oldukları iddiasıyla; davacı ... ... 345 ve 357 nolu parseller yönünden, davacı ... 345,347,348,360 nolu parseller yönünden, davacı ... 356 nolu parsel yönünden, davacı ... ... 348 nolu parsel yönünden, davacı ... ... 352 nolu parsel yönünden, davacı ... Avcı 353 nolu parsel yönünden, davacı ... 362 nolu parsel yönünden, davacı ... Süngü 365 nolu parsel yönünden, davacı ... 366 nolu parsel yönünden, davacı ... ... 367 nolu parsel yönünden, davacı ... 372,373,374,375 nolu parseller yönünden, davacı ... ... 387 nolu parsel yönünden, davacı ... ... 390 nolu parsel yönünden, davacı ... ... 391,392,394,395,396 nolu parseller yönünden, davacı ... 396 nolu parsel yönünden, davacı ... 404 nolu parsel yönünden imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak; davacı Köy Tüzel Kişiliği ise 345 nolu parsel yönünden, mera olduğu iddiasıyla, kadastro tespitlerine itiraz etmişler ve ayrı ayrı açtıkları davalarda taşınmazların kendi adlarına tapuya kayıt ve tescilini talep etmişlerdir.
Yine aynı çalışma alanında bulunan 43 parsel ... taşınmaz senetsizden ... adına; 52 parsel ... taşınmaz senetsizden ... adına; 53 parsel ... taşınmaz senetsizden ... adına tespit edilmiş; davacılar ... ve ... ayrı ayrı açtıkları davalarda, taşınmazların dedelerinden kalan K.Sani 313 tarihli ve 141,142,143 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldıklarını ileri sürerek itirazda bulunmuşlar; yargılama sırasında davacı Hazine vekili, taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Yine aynı çalışma alanındaki 51 parsel ... taşınmaz senetsizden 1' er payla............. adlarına; 49 parsel ... taşınmaz senetsizden ... adına tespit edilmiş; davacı ..., taşınmazların dedelerinden kalan K. Sani 313 tarihli ve 141,142,143 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldıklarını ileri sürerek kadastro tespitlerine itirazda bulunmuş ve davacı Hazine vekili, taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiş; 49 parsel ... taşınmaza yönelik olarak 23.10.1997 tarihinde müdahil ..., gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine dayanarak davaya katılmaş ve aldığı hisselerin kendi adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.
Ve yine aynı çalışma alanında bulunan ve Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu şerhi ile Kadastro Mahkemesine aktarılan 359 parsel ... taşınmaz, senetsizden ...adına tespit edilmiş; davacı ..., taşınmazın dedelerinden kalan K.Sani 313 tarihli ve 141,142,143 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığını ileri sürerek kadastro tespitine itirazda bulunmuş ve davacı Hazine vekili, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiş; 380 parsel ... taşınmaz, 13 ve 26 nolu vergi kayıtlarına istinaden, senetsizden...adına tespit edilmiş, davacı Hazine, taşınmazın tarla vasfını kaybettiğinden bahisle adına tescilini talep etmiş ve 403 parsel ... taşınmaz ise, senetsizden ... adına tespit görmüş olup, davacılar ... ..., ... ve ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak kadastro tespitine itirazda bulunmuşlar ve taşınmazın kendi adlarına tapuya kayıt ve tescilini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu 12,347,351,352,353,354,355,356,357,358,359,360,361,363,365,366,367,368,369,371,372,373,374,375,377,378,379,380,381,383,384,385,386,387,388,389,390,391,392,393,394,395,396,397,399,400,402,403,404 nolu parsellerin mera vasfının bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacı ..., ... ve ... ... Köyü Tüzel Kişiliklerinin taraf sıfatları kalmadığından davalarının husumetten reddine, ancak köy tüzelkişiliklerine izafeten ... ve ... Belediyesi Başkanlığı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sabit olmayan davalarının reddine; 193 ve 39 parsel ... taşınmazlara uyduğu iddia edilen tapu kayıtlarının taşınmaza ait olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve tespit gibi Hazine adına tesciline; 49,51,52,53 parsel ... taşınmazlara yönelik olarak gerçek kişilerin açtıkları davaların, tapu kaydının taşınmazlara uymadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanım şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davaların reddine, tespitin iptali ile Hazinenin davasının kabulüne; ayrıca 49 parsele ilişkin olarak yargılamanın devamı sırasında davaya gayrimenkul satış vaadine dayanarak müdahil olan ...'nun talebinin, tespitten sonraki tarihte yapılan tapu harici satışa dayandığı ve kadastro mahkemesinin görevi kapsamında olmadığı gerekçesiyle davasının görev yönünden reddine; dava konusu 42,43,348,349,350,351,352,353,354,369,370,372,373,374,375,388,390,391,392,394,395,396,400,401,404 nolu parsellerin orman vasfında olduğu gerekçesiyle, tapu kaydına ve zilyetlik nedenine dayanan tüm davacıların davalarının reddine, davacı Hazinenin davasının kabulü ile tespitin tutanaklarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu 378,379,380,381,383,384 nolu parsellerin tespit tarihinden sonra yapılan gölet nedeniyle su altında kaldıkları bu haliyle tarla vasfını kaybetmiş oldukları gerekçesiyle, davacı Hazine'nin davasının kabulü ile bu taşınmazların tescil harici bırakılmalarına; 12 ve 40,41,60,341,364 nolu parsellerin tespit gibi Hazine adına tesciline; 393,346,347,397,402,403,355 parsel ... taşınmazlara ilişkin olarak davacıların dayanak tapu kayıtlarının taşınmazlara uyduğu tespit edilmiş ise de, iktisap sebebinde imar ihya şartına bağlı olarak tapunun verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, taşınmazlarda tespit tarihi olan 1951 yılı itibariyle şartın gerçekleşmediği, taşınmazların bir kısmının orman vasfını koruduğu, bir kısmının tarla olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle açılan davaların reddi ile bir kısmının orman, bir kısmının tarla vasfı ile Hazine adına tesciline; ayrıca 403 parsele ilişkin olarak gayrimenkul satış vaadine dayanarak davaya katılan ... ve ...'nun talebinin, tespitten sonraki tarihte yapılan tapu harici satışa dayandığı ve kadastro mahkemesinin görevi içinde kalmadığı gerekçesiyle davalarının görev yönünden reddine; 345 parsele yönelik davanın ise aynı gerekçe ile tarla vasfıyla Hazine adına tesciline; dava konusu 356,357,358,359,360,361,362,363,365,366,367,368,371,376,377,382,385,386,387,389,398,399 nolu parsellerin tapu kaydı kapsamında kaldığı kabu edilerek tespit gibi tescillerine; davacı ...'nın 359 nolu parsele yönelik davasının taşınmazın tapu kapsamında kalması nedeniyle kabulüne ve tespit maliklerinin ölü olması nedeniyle mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı - karşı davalı Hazine vekili, davacı ... vekili, davacı ... vekili ve asli müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre, davacı - karşı Davalı Hazine vekili, davacı ... vekili, davacı ... vekili ve asli müdahil ... ve diğerleri vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 nci maddesi uyarınca hükmün, açık, anlaşılır ve infazı kabil olacak şekilde tesis edilmesi gerekir.
Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, hüküm fıkrasının yer aldığı 48. sayfada 402 ve 397 parsellere ilişkin olarak ayrı ayrı hüküm kurulmuş olmasına rağmen, 49. sayfada 403 parsele yönelik olarak kurulan hüküm kısmında da bu parsellere (402 ve 397) yer verilmek suretiyle hükmün infazında tereddüt yaratıldığı görülmekte ve bu nedenle asli müdahil ... ve diğerleri vekilinin temyiz itirazlarının bu yönden kabulü ile hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı ve düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 6100 ... HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Davacı - karşı davalı Hazine vekilinin, davacı ... vekilinin ve davacı ... vekilinin tüm, asli müdahil ... ve diğerleri vekilinin ise sair temyiz itirazlarının, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE;
Asli müdahil ... ve diğerleri vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile, hüküm fıkrasının 403 parsele ilişkin bölümünün (d) bendinde " d) Dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan 402 numaralı parselin Tapulama Tutanağının İPTALİNE," ve "397 numaralı parselde A harfi ile gösterilen 49050.00m² yüzölçümündeki kısım ise aynı parsel numarası ile tarla vasfıyla davalı ... adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, " ifadelerinin hükümden çıkartılarak yerine, " d) Dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan 403 numaralı parselin Tapulama Tutanağının İPTALİNE," ve "403 numaralı parselde A harfi ile gösterilen 49050.00m² yüzölçümündeki kısmın ise aynı parsel numarası ile tarla vasfıyla davalı ... adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE," ifadesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.