B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2017/170 Esas, 2019/631 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanıkların temyiz isteği; katılanlarla aralarında uzlaşma sağlanması nedeniyle haklarında beraat kararı verilmesine ilişkindir.

1.Müşteki... ... ile kendisini ... olarak tanıtan sanık ...'un olay tarihinden üç ay önce tanıştıkları, sanığın, müşteki...'e elinde 550.000 Mark olduğunu kendisine zengin birini bulma konusunda yardımcı olması halinde 35.000,00 TL verebileceğini söylediği, bunun üzerine müştekinin yurt dışındaki kuzeniyle iletişime geçtiği, sanığın müşteki... ve müşteki...in kuzeni olan diğer müşteki ...a numune olarak 175 mark verdiği, müştekilerin paraların sahte olup olmadığını araştırmak için gitmiş oldukları kuyumcunun polise haber verdiği, polislerin müştekilerle görüştüğü ve sanıklarla görüşmek isteyen müştekilerin yanına sanık ... ile birlikte sanık ...'ın da geldiği ve sanık ...'in sanık ...'ı ... olarak tanıtarak fikir ve eylem birliği içerisinde müştekilere yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.

1.Gerekçeli kararda sanıkların 5237 Kanun'un 106/1-1 inci cümle hükmü uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı belirtilmiş ise de sehven yazıldığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Sanıkların müşteki ...'ya yönelik dolandırıcılığa teşebbüs eylemi dışında, katılan ... ...'a yönelik dolandırıcılığa teşebbüs eylemlerinin de iddianamede suç olarak anlatıldığı, ancak tek sevk maddesi gösterildiği, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi gereğince, mahkemenin iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında hüküm kuracağı; fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığının hükme bağlanmış olması karşısında; oluşa, dosya içeriğine ve toplanan kanıtlara göre katılanlara yönelik dolandırıcılık eylemleri için sanıklar hakkında ayrı ayrı hükümler kurulması isabetli bulunduğundan tebliğnamede (2) numaralı paragraftaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
3. 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 24.04.2017 tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 03.05.2017 tarihe kadar zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2017/170 Esas, 2019/631 Karar sayılı kararında sanıklarca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.