Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu somut olayda Alman Sigorta Merciinin Türkiye’de trafik kazası geçiren sigortalısının hak sahibine yaptığı sosyal sigorta yardımlarının rücuen tazmini talep edilmekte olup, mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunduğuna ve rücu hakkının kapsamının Türk Hukukuna göre belirleneceğine ilişkin tespitleri ile müteveffa sigortalının Almanya da hizmet akti ile çalıştığı göz önüne alınarak 506 sayılı yasanın 39. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin tespitleri yerindedir.
Ancak, anılan maddede, "Kasdı veya suç sayılır hareketi ile sigortalının, eşinin veya çocuğunun hastalanmasına sebep olan kimseye, bu kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir.” hükmü yer almakta olup, dosya kapsamından müteveffa sigortalının eşine hastalık sigortasından yapılan yardımlarında bulunduğu anlaşılmakla bu kapsamdaki sosyal sigorta yardımlarının rücû edilmesinin mümkün bulunduğunun gözetilmemesi bozma nedenidir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.