Kabahatli hakkında, 1593 sayılı Kanuna muhalefet kabahatinden, 3.469,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.10.2021 tarihli ve 2021/4260 D.İş sayılı kararı ile başvurunun kabulüne karar verildiği, idarenin bu karara itirazı üzerine de İzmir 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/5947 D.İş sayılı kararıyla itirazın kabulüne karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2022 tarihli ve KYB - 2022/104372 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2022 tarihli ve KYB - 2022/104372 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Her ne kadar, İzmir 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/10/2021 tarihli ve 2021/5947 değişik iş sayılı kararı ile İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/10/2021 tarihli kararında, 5326 sayılı Kanun'un 25/1-c maddesi

uyarınca yapılan değerlendirmenin usule ilişkin olduğu, salt tutanakta yer alması gereken hususa ilişkin başvurunun kabulüne karar verildiğinden, başvurunun esası hakkında değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmesine karar verilmiş ise de; İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğince başvurunun esası hakkında değerlendirme yapılarak, kabahatin işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle idari yaptırım kararının iptal edildiği gözetildiğinde,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki hükmü karşısında, itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasından sonra, itiraz konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesinde kabahatlinin adının "... Kaya" yerine "Hasan Kaya" olarak gösterilmesinin yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.İzmir 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/5947 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.