İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2003/325 Esas, 2019/473 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.02.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/212 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebebi özetle; sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Maktuller ile sanıklar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü haklarında tefrik kararı verilen temyiz incelemesi dışı sanıklar ... ve Veyis'in tabanca ile maktullere ateş ettikleri, sanıkların da ... ve Veysi'yi azmettirdikleri iddiası ile sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kamu davası açıldığı ancak; yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetlerine yeter delil bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanıkların savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, ölü muayene ve otopsi tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve eki kroki, fotoğraflar, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 765 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 450 ... maddesinin beşinci fıkrası ile 463 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Dosya kapsamına göre; sanıklar yönünden dava zamanaşımını kesen ve ortak neden olan 15.10.2003 tarihli iddianamenin düzenlenmesinden sonra, sanıklar hakkında atılı suçlardan dava zamanaşımı yönünden son kesen işlemin kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda alınan sorguları olduğu ve sanıkların sorgu tarihlerinin 20.11.2003 tarihi olduğu anlaşılmakla; bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 20 yıllık olağan dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu, tespit edilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.02.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/212 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 104 üncü maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.

Sanıklar Dede kızı ..., ... kızı ..., ..., ... ve ...hakkında 2 Ekim 2003 tarihinde maktuller ... ve ...'a karşı birden çok kişinin birlikte kasten adam öldürmek suçundan ayrı ayrı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 üncü maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 450/5 ve 463 maddelerinden cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Kovuşturma aşamasında sanıklardan ... ve ...haklarında çıkartılan yakalama emri gereği savunmaları alınamadığından bu iki sanık hakkındaki dosya mahkemesince tefrik edilmiştir.
Sanıklar Dede kızı ..., ... kızı ... ve ... haklarında yerel mahkeme tarafından ayrı ayrı her bir maktule yönelik açılan kamu davasından verilen beraat kararları istinaf edilmekle İstinaf Dairesi tarafından onanmış ve bu karar temyiz edilmekle Dairemize gelmiştir.
Dairemizde yapılan inceleme sonucu her bir sanık hakkında 765 sayılı Yasa'da öngörülen zamanaşımı süreleri dolduğundan bahisle her bir sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş olup dosya kapsamı ve delil durumuna göre her üç sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı süresinin dolmadığını düşündüğümüzden davanın esastan incelenmesi gerektiği kanaatiyle Dairemiz çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki:
Dosyamızın sanıkları hakkında zamanaşımını kesen en son eylem ... Ağır Ceza Mahkemesince 20 Kasım 2003 tarihinde savunmalarının alınmasıdır. Bu tarihten itibaren 765 sayılı yasada öngörülen 20 yıllık zamanaşım süresinin 20 Kasım 2023 tarihinde dolacağı dosya kapsamı ile sabittir.
Haklarında kamu davası açılan firarı sanıklar ... ve ...hakkında dosyaları tefrik edilerek ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/293 Esas sayılı dosyasında yargılama

yapılıp davamıza konu olay ile ilgili 27.10.2023 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın şu an ... ... 1. Ceza Dairesinin 2023/2773 Esas sırasında kayıtlı olup inceleme aşamasında olduğu UYAP kayıtlarıyla anlaşılmıştır.
Dairemiz çoğunluğu ile aramızdaki karşı oya konu olan mevzu 765 sayılı Yasa'nın 106. maddesi gereği suç ortaklarından biri hakkında verilen mahkumiyet kararının hakkında kovuşturmaya başlanan ve hüküm kurulmayan diğer suç ortaklarına (bizim dosyamızın sanıklarına) sirayet ederek onlar hakkındaki zamanaşımı süresini kesip kesmediği hususunda odaklanmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/241 Esas 2012/114 karar sayılı 20.03.2012 tarihli kararıyla anlatıldığı üzere 765 sayılı Kanun'un 106. maddesinde düzenlenen zamanaşımının kesilmesi müessesinin haklarında takibat yapılmamış olan kişiler hakkındaki zamanaşımını keseceğinin düzenlendiği gibi verilmiş mahkumiyet kararının aynı zamanda haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılan sanıklar hakkındaki zamanaşımı süresini de keseceği açıkça belirtilmiş olup daha eski tarihli olan Ceza Genel Kurulunun 28.06.1965 gün 275/258 ve yine 27.04.1999 gün ve 82-81 sayılı sanıklardan biri hakkında verilen mahkumiyet hükmünün haklarında dava açılan diğer sanıkların zamanaşımını kesmeyeceği yönündeki kararlarından dönülmek suretiyle kabul edildiği böylelikle dosyamızda haklarında kovuşturma işlemleri devam eden dosyamızın sanıkları ..., ... kızı ... ve Dede kızı ... hakkında yürüyen kamu davasının zamanaşımı süresinin dosyaları tefrik edilen ve haklarında 27.12.2023 tarihinde verilen mahkumiyet kararıyla zamanaşımı kesilen sanıklar ... ve Veyis Canbulut'un bu mahkumiyet hükümlerinin haklarında beraat kararı verilen dosyamız sanıkları hakkındaki zamanaşımı süresini de keseceği kanaatinde olduğumuzdan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun en son tarihli kararı ve kararı içeriğinde belirtilen ağırlıklı doktrin görüşleri dikkate alınarak dosyamız sanıkları hakkında zamanaşımı süresinin 20/11/2023 tarihinde dolmasına rağmen bu tarihten önce 27.10.2023 tarihinde kesilmiş olması nedeniyle dosya da zamanaşımı süresinin dolmadığını ve dosyanın esastan incelenmesi gerektiğini düşündüğümüzden zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine dair Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.