Katılanlar ... ve ... vekilinin, sanık ... dışındaki diğer sanıklar hakkında maktul ...'a yönelik eylem nedeniyle açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmayıp diğer sanıkların suçları yönünden katılan sıfatının ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2017 tarihli ve 2016/54 Esas, 2017/223 Karar sayılı Kararı
1. Sanıklar ..., ..., ... (... oğlu) ve ... Hakkında;
a) Müşteki ... ile katılanlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı üçer kez ; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik silahla ve birden fazla kişi ile birlikte cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı üçer kez; 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
c. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik taksirle ölüme neden olma suçundan; polis memuru olan sanığın; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının "a" bendinde yer alan ve "meşru müdafa durumunda kuvvete başvurmanın kesin zorunluluk haline gelmesi sonucunda öldürmenin hukuka uygun olduğunu" düzenleyen hükmü ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 16 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki "polis kendisine veya başkasına yönelik bir saldırı karşısında, zor kullanmaya ilişkin koşullara bağlı kalmaksızın, 5237 sayılı Kanun'un meşru savunmaya ilişkin hükümleri çerçevesinde savunmada bulunur" ve aynı maddenin son fıkrasındaki "polis, ... vurmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken, kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs eden kişiye karşı saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebilir" hükümleri uyarınca silah kullandığı ve bu nedenle eyleminin meşru savunmaya ilişkin 25 ... maddesinde yer alan "gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş,
gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez" şeklindeki düzenleme kapsamında kaldığı ve meşru savunmada aşırıya da kaçılmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12.04.2019 tarihli ve 2018/2493 Esas, 2019/1016 Karar sayılı Kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin, sanık ... ve müdafi, sanık ... ve müdafi, sanık ... ve müdafi, sanık ... müdafileri ile katılanlar Sultan ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine duruşmalı inceleme neticesinde;
1. Sanıklar ... ve ... Hakkında müşteki ... ile katılanlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik taksirle ölüme neden olma suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine,
2. Sanıklar ... ve ... (... oğlu) hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden istinaf başvurularının kabulü ile;
a. Sanıklar ... ve ...'ın, katılanlar ..., ... ve ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunundan; ''..sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri kişiler ile birlikte yaptıkları plan ve ... bölümü çerçevesinde, katılanlar ve müştekiyi aynı gerekçe ve sözlerle kandırmak suretiyle aynı arabaya aldıktan sonra bir gece kondu semtine götürerek silah kullanmak suretiyle alıkoymaları ve her birini darp etmeleri, onları bir arada tuttuktan bir süre sonra bırakmaları şeklinde meydana gelen olayda, sanıkların yüklenen suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işledikleri ve böylece aynı neviden fikri içtima koşullarının gerçekletiği değerlendirilerek, sanıklara verilen ceza 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca artırılması'' suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar ... (... oğlu) ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'i kasten öldürmeye teşebbüs ve katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, ''sanıkların yüklenen suçları işledikleri hususunda, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından'' 5271 sayılı Kanun'un Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
Karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri; sanığın aşamalarda değişmeyen beyanlarında kendisinin olay yerinde bulunmadığına ilişkin savunması, beyanlarını destekler nitelikteki
tanık beyanları ve ... kayıtları, aleyhteki tanık ifadelerine itibar edilmesinin mümkün olmaması, aleyhine beyanlarda bulunan ... ve ...’ in ile sanık arasında önceye dayalı husumetinin bulunması sebebiyle suç isnadında bulunmaları, canlı teşhis işleminin hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmesi sebebiyle delil niteliğinin bulunmaması sebepleriyle sanığın cezalandırılmasına yeter nitelikte şüpheden uzak herhangi bir somut delil bulunamaması, soyut delillerin hükme esas alınmasının mümkün olmadığı hususları nazara alındığında, atılı suçlar bakımından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sübut kabul edilse dahi ...'nın öldürülmesi yönünde hiçbir gerekçesi bulunmayan sanığın eyleminin kasten öldürme değil kabul anlamına gelmemek kaydıyla taksir veya olası kast olarak nitelendirilmesi gerektiğine, ... ve ...'un darp dahi görmeden serbest bırakılması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, aksi yöndeki Daire kararının oluşa uygun olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan uygulamada alt sınırdan uzaklaşılmasının gerektirir sebep bulunmadığına,
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyete yeterli somut delillerin mevcut olmadığına, kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı beraat kararları verilmesi gerektiğine,
C. Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; üç mağdura karşı silahla, kendini tanımayacak hale getirmek suretiyle işlenmiş bir hürriyeti tahdit suçundan, sanıkların ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, somut olayda uygulama yeri olmayan zincirleme suç hükümlerinden tek ceza verilmesinin hatalı olduğuna, sanıklar ... ile ...'nin olaya karıştıkları yönündeki tanık beyanları dikkate alındığında İstinaf Mahkemesince verilen beraat kararlarının hatalı olduğuna,
D. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...'in kendisinden beklenen asgari dikkat ve özeni göstermediğine, mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, ayrıca diğer tüm sanıkların işlemiş oldukları suçlar bakımından takdiri ve kanuni hiçbir indirim uygulanmadan en üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine,
E. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; sanıklar ... ve ...'ın üç mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu hile ve cebirle, birden fazla kişi ve silahla işlediklerinin oluşa uygun kabulü ile cezalandırılmalarına karar verilirken, mağdur sayısınca suçun oluşacağı gözetilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde aynı neviden fikri içtima koşullarının gerçekleştiğinden söz edilerek hükme varılmasının hatalı olduğuna,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinden önce 30.10.2014 tarihinde sanık ...'nun temyiz dışı ...'ın birlikte işlettikleri... isimli işyerine yönelik gerçekleştirilen silahla saldırı olayından sorumlu tutulan ... ...'e ulaşmak için sanıkların, ... ...'in kardeşi olan ve müzisyen olarak çalışan katılan ... ... ve arkadaşları müşteki ... ile katılan ... ile irtibata
geçilerek ...'in facebook adresinde bulunan telefonuna ulaşarak ... isimli sanatçı ile görüşmek istediklerini belirtmeleri üzerine katılan ...'in menajeri olduğunu, yardımcı olabileceğini söylemesi ile ... Şelalesinin arkasında bulunan düğün salonunda saat 18.00 sıralarında "düğün kınaları" olduğundan bahisle anlaşma yaptıkları ve katılanlar ile müşteki ...'u almak için iki kişinin ...marka araçla gelerek araca aldıkları, düğün yerini göstermek bahanesiyle 10 dakika kadar gittikten sonra ..., ... ve ... ... ...'in daha önce hiç görmedikleri bir gecekondu mahallesine varıp aracı durdurduklarında aracın etrafını 7-8 kişilik yüzleri kar maskesi ile kapatılmış ellerinde tüfek ve tabanca olan grubun çevirerek katılanlar ... ve ... ile müşteki ... indirdikleri, cep telefonlarını ve kimliklerini zorla aldıkları, katılan ...'e ağabeyi olan ... ...'i nerede bulabileceklerini sordukları, onun da yerini bilmediğini söylemesi üzerine silah dipcikleri, tekme ve ... ile vurarak katılanlar ve müştekiyi ayrı ayrı basit tıbbi müdahale giderilecek şekilde yaraladıkları, ... ... bulunmazsa ... ... öldüreceklerini söyleyerek ve ... ...'i ...'e telefonla arattıkları, ancak ...'nın ... ulaşamadığı, bunun üzerine ...'nın diğer ağabeyi olan ...'i telefonla arayarak siteler kavaklar mevkiinde düğünde saz çaldığını, cihazının bozulması nedeniyle düğün sahiplerinden dayak yediğini, kendisinin gelerek almasını istediği, ağabeyi ...'ın taksiye binip gel demesine rağmen taksi bulamadığını, mutlaka kendisini almaya gelmesini söyleyip adres tarifinde bulunduktan sonra telefonunu kapattığı, katılanlar ile müştekinin başlarına silahlı bir kişi bırakılarak terk edilmiş bir gecekonduya götürüldüğü, diğer kalabalık grubun ayrıldıkları, daha sonra katılanlar ve müştekinin serbest bırakıldığı, alınan cep telefonu ve kimliklerin iade edildiği, katılan ...'in tehditler ve yönlendirmeler sonucu ...'i telefonla araması üzerine katılanlar ... ve ...'in gelecekleri yeri tarif ettirdikten sonra hazırlık yapmak için katılanlar ..., ... Türkmen ve müşteki ...'un yanına eli silahlı bir kişiyi bırakarak bu yerden ayrıldıkları ve ... İlköğretim Okulunun yanına doğru hareket ettikleri, ancak daha önceden buraya katılanlar ... ve ... isimli kardeşlerin ... Sokakda bulunan ... Taksi durağındaki şöför ...'nın yönetimindeki ... plakalı ticari taksiye binerek ... ... tarif ettiği yere doğru gittikleri, tarif edilen yeri araştırdıkları, ... ... çelişkili anlatımından dolayı tam olarak bulamadıkları, son olarak ... İlköğretim Okulunun önüne gelip duraklama yaptıkları sırada hyundai marka beyaz renkli bir araç ile siyah renkli passat marka araçların plakasız olarak söz konusu ticari taksinin yanına yaklaştıkları, hyundai marka aracın içerisinden inen ... ve ...'in beyanlarına göre, sanık ... ile araçlardan inen diğer kar maskeli kişilerin ellerinde tabanca ve pompalı tüfeklerle hedef gözeterek öldürme kastı ile ticari takside bulunan ..., ... ve araç sürücüsü ...'ya ateş etmeye başladıkları, ...'ın taksi şöförüne "abi bas, bas, onlar bizi vuracaklar" demesi üzerine müşteki ...'nın aracı ile manevra yaparak güçlüklü kaldırımdan zıplayıp kaçmaya başladığı, aracın arkasından çok sayıda tabanca ve tüfek atışlarının yapıldığı, her iki araçtan inen kişilerce ticari taksi'ye ateş edildiği, ticari takside ateşli silahı isabeti sonrasında maddi zararın meydana geldiği,
Olay günü ... Şube Müdürlüğü Motosikletli ... Amirliğinde görevli polis memurları sanık ... ile temyiz dışı ..., ... ... ... ve ...'ın ...
görevlerini ifa amacıyla saat 20: 18 sıralarında ... Mahallesi ... Camii yanı 873. sokak içerisinde bulunan döşemeci dükkanında hırsızlık olayının olduğunun haber merkezi tarafından görevli polislere bildirilmesi üzerine bu polislerin olay yerine intikal ettikleri, olay yerinde herhangi bir kimsenin olmadığını görüp, çevrede araştırma yaptıkları, durumlarından şüphelendikleri iki erkek şahıs üzerinde arama ve kontrol yaptıkları sırada polislerin bulunduğu yerin yaklaşık 10-15 metre ilerisinde ... ... Muhtarlığı önünde bir adet ...ve bir adette siyah renkli passat marka plakası olmayan araçlardan inen çoğunun yüzü kar maskeli, bir kısmının da yüz kısmı kapişon ve boğazlı kapakla kapatılmış olan 7-8 kişilik bir grubun ellerindeki iki adet tüfek ve her birindeki tabancalarla ticari taksiye doğru ateş edildiğini görmeleri üzerine polislerin ateş etmekte olan kişilere, "ateş etmeyin, polis, teslim olun" diyerek defalarca bağırdıkları, ancak bu kişilerin eylemlerine devam ettikleri, bunun üzerine görevli polis memurlarından sanık ... ile ...'nın havaya doğru uyarı amaçlı 2-3 el ateş ettikleri ancak sanıkların eylemlerine devam etmeleri ve bir kişinin "..., yardım edin!" diye defalarca bağırması ve bazı kişilerin de "Abi durma, durma kaç, ateş ediyorlar, bizi öldürecekler" diye bağırmaları üzerine polis ekiplerinin olaya müdahil oldukları, bunun üzerine polis ekiplerini gören ve ticari taksiye ateş etmekte olan hyundai ve passat marka araçlardan inen kişilerin tekrar hızla araçlarına binerek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştıkları ve bu sırada da polis ekiplerinin bulunduğu istikamete doğru rast gele ateş ettikleri, bunun üzerine polislerin "Dur! Polis, teslim olun, ateş etmeyin" diye bağırmalarına rağmen sanıkların durmadıkları, polis ekiplerine doğru ateş etmeye devam ettikleri, bunun üzerine polislerden sanık ... ve temyiz dışı ...'nın kaçmakta olan araçların kaçmasını engellemek, kendilerini ve etraflarındaki insanları korumak amacıyla araçların lastiklerine doğru tabancaları ile ateş ettikleri, bunun üzerine polislerin araçlarına binerek kaçan sanıkları yaklaşık 300-400 metre kadar takip ettikleri, ancak araçlara yetişemedikleri ve araçların uzaklaşarak gittikleri, bunun üzerine olay yerinde bulunan pompalı tüfek ile dolu ve boş tüfek kartuşları ile boş kovan gibi malzemeler hakkında olay yeri tutanağı düzenledikleri,
Olaydan sonra kaçan beyaz renkli hyundai marka aracın maktul ...'ın evinin bulunduğu adrese geldiği, aracın şöför kısmında sanık ... 'ın ön sağ tarafından sanık ... ve aracın arkasında ... 'ün (... oğlu) araçtan inerek hızla uzaklaştıkları, sanık ...'ın araçtan inince, "... öldü, ... öldü"diye bağırdığı bu durumu aracın gördüğü yerin hemen yakınında evi bulunan maktulün kardeşi ...'ın gördüğü, çevreden gelen kişilerce maktulün hastaneye götürüldüğü ve yapılan müdahalelere rağmen maktulün ateşli silah mermi çekirdiği yaralanmalarına bağlı iskelet sistemi kemik kırıklarıyla birlikte beyin doku harabiyeti ve kanaması ve iç organ harabiyeti, iç kanama sonucu öldüğü anlaşılmıştır.
2. Katılanlar, müştekiler ve mağdurların beyanları, sanıkların savunmaları, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, kolluk görevlilerince tanzim olunan tutanaklar, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, kriminal raporlar, ... Adli Tıp Kurumu'nca tanzim olunan otopsi raporu ve diğer raporlar dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
a. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından
kurulan hükümler yönünden, ''..sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri kişiler ile birlikte yaptıkları plan ve ... bölümü çerçevesinde, katılanlar ve müştekiyi aynı gerekçe ve sözlerle kandırmak suretiyle aynı arabaya aldıktan sonra bir gece kondu semtine götürerek silah kullanmak suretiyle alıkoymaları ve her birini darp etmeleri, onları bir arada tuttuktan bir süre sonra bırakmaları şeklinde meydana gelen olayda, sanıkların yüklenen suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işledikleri ve böylece aynı neviden fikri içtima koşullarının gerçekletiği değerlendirilerek, sanıklara verilen ceza 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca artırılması'' suretiyle,
b. Sanıklar ... (... oğlu) ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'i kasten öldürmeye teşebbüs ve katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, ''sanıkların yüklenen suçları işledikleri hususunda, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı..'',
İsabetsizliklerine yer verilerek anılan suçlar hakkında yeniden hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.
/mıştır.
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik taksirle ölüme neden olma suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine, sanıklar ... ve ... (... oğlu) hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ve katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tanıklar ... ve ... beyanlarına göre, sanıklar ... ve ...'ın beyaz renkli araçtan inerek kaçmaya başlamaları ve bu sırada sanık ...'ın "... öldü, ... öldü" diye bağırması, katılanlar ... ve ... tarafından olay yerinde ticari araca ateş eden kişi olarak sanık ...'ın teşhis edilmesi, sanık ... oğlu ...'ün soruşturma aşamasında polis tarafından müdafii huzurunda alınan savunmaları ile olayın nedeni ve oluş biçimi gibi hususular gözetilerek, olayı gerçekleştiren kişiler içinde sanıklar ... ile ... ve maktul ...'ın olduğu, olayın oluş biçimi ve nedeni, bir çok kişi tarafından elverişli silahlar ile ateş edilmesi, inceleme tutanaklarına göre katılanlar ..., ... ve müşteki ...'nın içinde bulundukları ticari taksinin isabet alan yerleri, isabet sayısı, sanıkların araçlardan indikleri sırada fark edilmeleri üzerine müşteki ...'nın kaldırımdan manevra yaparak hızla uzaklaşması, başka bir olay nedeniyle bölgede bulunan polis memurlarının hemen olaya müdahale etmeleri gibi hususlar nazara alınarak, sanıklar ... ve ...'ın, katılanlar ..., ... ve müşteki ...'ya yönelik eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, sanıklar ... ve ... (... oğlu) hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs katılan ...'ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan elde edilen delillerin mahkumiyetlerine yeterli olmadığına, olay yerine intikal eden polis memuru olan sanık ...'in bulunduğu yere doğru ateş edilmesi üzerine tedbirli bir şekilde araçların lastiklerini hedef alarak sanıkların araçlarını durdurmaya yönelik olarak ateş etmesi, olay yerinin karanlık olup hyundai ve passat markalı araçların hareket halinde olması nazara alındığında, sanık ...'in, gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile hareket ettiği ve meşru savunmada sınırın aşılmadığı anlaşılmakla beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiileri, sanık ... ve müdafii, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanıklar ... ve ...'ın, katılanlar ... ve ... ile müşteki ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunundan kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
1. Sanıkların eylemlerinin her iki katılan ... müştekiye yönelik, bir yerden başka bir yere gitmelerine zorlanmaları sırasında her bir mağdura yönelik ayrı ayrı cebir kullanmaları şeklinde gerçekleşmesi nedeni ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun katılan ... müşteki sayısınca oluştuğu gözetilerek ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeden, uygulama yeri olmadığı halde zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanıklara eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2018 tarihli ve 2017/6-92 Esas, 2018/606 Karar sayılı kararı uyarınca, sanıkların, ikametlerine yakın yerde buluştukları, katılanlar ve müştekiyi, araca bindirip on dakika mesafede bulunan bir gecekondu mahallesine götürdükleri, aracı durdurduklarında ellerinde tüfek ve tabanca olan grubun çevirerek katılanlar ... ve ... ile müşteki ... indirdikleri, cep telefonlarını ve kimliklerini zorla aldıkları, silah dipcikleri, tekme ve ... ile vurarak katılanlar ve müştekiyi ayrı ayrı basit tıbbi müdahale giderilecek şekilde yaraladıktan sonra, katılanlar ile müştekinin başlarına silahlı bir kişi bırakılarak terk edilmiş başka bir gecekonduya götürüldüğü, diğer kalabalık grubun ayrıldıkları, daha sonra katılanlar ve müştekinin serbest bırakıldığı, alınan cep telefonu ve kimliklerin iade edildiği, katılanlar ve müştekinin kaçarak olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılan olayda, katılanların serbest bırakıldıkları yerden kendi ikametlerine rahatlıkla ulaşmaları mümkün olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Katılanlar ... ve ... vekilinin, sanık ... dışındaki diğer sanıklara yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle, katılanlar ... ve Sultan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik taksirle ölüme