TCK’nın 157/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin bozma içerikli ilamı üzerine, dosyanın yerel mahkemece uzlaştırma bürosuna gönderildiği, usulüne uygun uzlaşma teklifine rağmen tarafların uzlaşamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, katılandan satın aldığı toplam 31.500 TL değerindeki portakallar karşılığında, kendisine 8.500 TL’yi peşin ödeyip, geri kalan kısma karşılık ise 03/03/2013 tanzim ve ödeme tarihli, 25.000 TL bedelli, alacaklı kısmında bir takım rakam ve harfler yazılı bulunan, borçlu kısmında ise katılanın adı ve ...isimleri bulunan, TC kimlik numarasının hatalı yazıldığı ve bononun zorunlu unsurlarını içermeyen senet düzenleyerek verdiği, akabinde söz konusu senet bedelini ödemeyip haksız yarar sağladığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın tevil yollu ikrar içeren savunmaları, katılan beyanları, suça konu senetteki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olduğuna dair bilirkişi raporu, uzlaştırma raporu ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.