TCK’nın 157/1, 52/2-4,58/6 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre, kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın istinaf dilekçesinin, temyiz talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek ve Dairemizin bozma ilamı üzerine, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, usulüne uygun uzlaşma teklifine rağmen taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, işlettiği tiyatroya katılanı 1.000 TL maaş karşılığında sekreter olarak işe aldığı, işe alırken katılana söz konusu işyerinin Kültür Bakanlığı’na ait olduğunu ve maaşını devletten alacağını, kendisinin ... Beldesinin eski belediye başkanı olduğunu ve ... ilçesinde petrol şirketi olduğunu söyleyerek güven telkin ettiği, katılanın borcu olduğu için çalışması gerektiğini söylemesi üzerine, sanığın katılana yardım edebileceğini söyleyerek nereye borcu olduğunu sorduğu, katılanın kendisine ...'de bulunan ... isimli işyerine borcu bulunduğunu ve zor durumda kaldığını anlattığı, akabinde sanığın katılana söz konusu işyerini aradığını, borç miktarının 6.000 TL olduğunu, evine haciz göndereceklerini ve bu borcu kendisine güvenebilmesi için 1.000 TL vermesi karşılığında ödeyebileceğini söyleyerek katılandan 1.000 TL aldığı halde, katılanın söz konusu işyerine gerçekte 1.100 TL olan borcunu ödemeyip haksız yarar sağladığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, PTT ödeme belgesi ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın sübuta, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.