Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29/05/2015 gün ve 2014/1771 - 2015/485 sayılı kararı bozan Daire'nin 05/04/2018 gün ve 2016/8156 - 2018/2465 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 11/03/1998 tarihli kararı doğrultusunda müvekkilinin hissedarı olduğu bir kısım anonim şirket hisselerinin özelleştirildiğini, bu kapsamda davalılardan Dati Denizciler A.Ş'nin müvekkilinin diğer davalı nezdinde bulunan hisselerini satın aldığını ve devrin yapıldığını, yapılan sözleşme uyarınca 2004 yılı kârının müvekkiline ait olacağının bildirildiğini, buna karşın davalı şirketin 29/03/2005 tarihli genel kurul toplantısında temettü tutarlarının enflasyon muhasebesine göre düzeltilerek geçmiş yıl zararlarına mahsubuna karar verildiğini, bu şekilde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ancak taraflar arasındaki sözleşmede 2004 yılı kârının açıkça müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek 2.770.810,25 TL'nin 30/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, asıl davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı ... A.Ş vekili, müvekkili şirketin %58.59 oranındaki hisselerinin asıl dava davalısı Dati Denizciler A.Ş ile düzenlenen sözleşme gereğince bu şirketin devraldığını, davalı idare tarafından açılan dava üzerine sorunun halli için aceleyle 2.770.960,76 TL'nin mahsuben kaydı ile davalı idareye ödendiğini ileri sürerek, bu ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada ödeme yapılmakla konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bu tutarın işlemiş faizi olan 670.767,16 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş vekili ile asıl davada davalı ...vekilince temyizi üzerine birleşen davaya ilişkin karar Dairemizce onanmış, asıl davada verilen karar davalı ... Tic. A.Ş yararına bozulmuştur.
Davacı Başbakanlık ... vekili, asıl davada davalı ...vekili, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş bakımından 818 sayılı BK’nun 62. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılmış olmasına, sözleşmesel ilişki nedeniyle faizden davalı ...nin sorumlu bulunmasına, asıl davada davalı ... Tic. A.Ş vekili yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden karar düzeltme talebinde bulunmakta ise de temyizde ileri sürülmeyen hususların karar düzeltmede ileri sürülemeyecek olmasına göre taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... asıl davada davalıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.