Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07/03/2016 gün ve 2014/1162 - 2016/122 sayılı kararı onayan Daire'nin 31/05/2018 gün ve 2016/10516 - 2018/4165 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın kaynak ihtiyacı olmadığı halde Türk Ticaret Bankası'ndan 19/11/1996, 19/12/1996,20/12/1996, 17/02/1997 tarihlerinde piyasa şartlarının çok üstünde faiz oranları ile depo alınması nedeni ile uğranılan zararın ve sorumluların tespitine ilişkin soruşturma raporu hazırlandığını, hazırlanan raporda Türk Ticaret Bankası'ndan alınan deponun %58,75 TL'lik kısmının disponibilite fazlası olarak atıl kalması, kalan %41,25'lik kısmının da maliyetin altında düşük faiz oranlarından depo verilmek sureti ile plase edilmesi nedeni ile uğranılan zararın 20/05/1997 tarihi itibari ile 1.007.311.739.849 TL olduğunun anlaşıldığını, zararın sebeplerinin ise fon yönetimi müdürlüğünce gerek 1. gerekse 2. piyasalarda yapılan depo alınması ve depo verilmesi işlemlerinde yılın 360 günü olarak alınması teamül iken söz konusu depoların alımındaki faiz hesaplamasının 365 gün olarak alındığının belirlendiğini, söz konusu depoların bankalarına maliyetinin 4.021.479.452.055 TL olduğunu, bu dönemlerde verilen depolardan toplam 1.630.493.547.786 TL faiz geliri elde edildiğini, disponibilite fazlası olarak T.C.M.B'ndaki serbest tevdiat hesaplarında atıl kalan tutarlara faiz verilmediğinden herhangi bir getirinin elde edilemediğini, bu tarihler arasında satın aldırılan DİBS'nin getirilerinin esas alınıp disponibilite fazlası olarak T.C.M.B'nda DİBS olarak tutulan hesaplarda atıl kalan tutarların ortalama %65,64 faiz oranı ile değerlendirildiği varsayımı ile 1.679.417.973.116 TL getiri sağladığı düşünülerek bu miktarlar bir arada değerlendirildiğinde 1.007.311.739.849 TL zarar oluştuğunun ortaya çıktığı, depoların alımı ile ilgili işlemlere ilişkin kartlarda davalıların imzasının bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili bankanın zarar miktarı olan 1.007.311.739.849 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.