Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 4085 ada 15 parsel sayılı taşınmazın satış bedelinin tamamının mirasbırakan babası ... tarafından ödenmesine rağmen davalı ...’nın murisi kandırarak taşınmazı 13.01.1989 tarihinde hile ile adına tescil ettirdiğini, sonrasında da ½ hissesini diğer davalı ...’ya satış yoluyla devrettiğini, bu zamana kadar taşınmazın mirasbırakan adına kayıtlı olduğunu zannettiğini, durumu öğrenince dava açtığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile tüm mirasçılar adına tescilini istemiş, aşamada talebini daraltarak miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalı ..., iddiaların doğru olmadığını, davacının hiçbir delilinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, aldatma(hile) hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, hile iddiasına dayalı olarak açılan iptal-tescil davasının dinlenebilmesi için davanın hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğinde kuşku yoktur. 818 sayılı BK’nın 31.(6098 sy TBK 39) maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın reddedilmiş olması, bu gerekçe ve sonucu itibariyle doğrudur. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 15.20 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.